"Dinleyin beni. Öncelikle geçen şey zaman değil, biziz. Bu eski bir mesele. Bunu Kant bile biliyordu. Zaman yoktur. Fakat bizlerin bir bilinç noktası var. Vücudumuzun yıpranması, beynimizin tükenmesi, hastalıkların bizi öldürmesi; bu, zamanın olması bilincidir. Oysa söylediğim gibi zaman yoktur. Hayatı tahrip eden bu bakış açısını nereden aldık? İkinci mesele de budur."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"...Esas olan nedir meslektaşım! İnsan neden acı çekiyor? Niye yiyor? Niye seviniyor? Hayat için. Birdenbire sonu gelen bir şey, ne kadar komik değil mi? Geçip giden bir şey. Fakat neden geçip gidiyor? Âlimin işini bitirmesini, sanatçının planlarını geliştirmesini, babaların çocuklarını yetiştirmesini engelleyen sebep nedir? Ben ne olduğunun farkına vardım! İnanılmaz basit bir şey. Zaman niye geçiyor? İlk mesele budur."
"O zamandan beri her gün onu düşünüyorum. Ve onun yüzünden, onu hayal etmek için siyah saçlı kadınları ve tatlı sesli kızları bıraktım; kara bir şafak vakti ölen anneciğimi, yirmi yaşındaki annemi hayal etmek için. Derin, büyük bir iç çekişle ölmüştü."