Pek çok doktorun ve halktan insanın psikiyatriye karşı önyargısının ardında korku yatar.Kendi zihinsel çatışmalarının inkarı içinde olan insanlar kimi zaman gizli psikolojik sorunlarının fark edilmesini önlemek için psikiyatristlerden kaçınır veya onlara saldırırlar.Sanki psikiyatristin böyle bir şeyi yapacak sihirli bir gücü varmış gibi...
Hel ona aslında önemli olanın bu 'küçük' hareketler olduğunu belki söyleyebilirdi. Terbiye her zaman için merhametten de, sadakatten de, yardımdan da, içtenlikten de daha güvenilir bir şeydi. Tıpkı hak yememenin, karşıdakine eşit şans tanımanın, adaletten önemli olması gibi. Büyük sayılan değerler, baskı altına girdiklerinde türlü mantık oyunlarıyla çözülüverirlerdi.
Biz sahabi nesli hayra doymayız.
Bir işi yapınca sadece onu yeterli görmeyiz
“Hel min mezid” /Daha ötesi yok mu?bilinci ile yürür, hayırları çoğaltır,çeşitlendirir ve hep daha fazlasını yapmanın yollarını ararız.
"Ha! Sosyolojiydi konum." Bilmeliydim, diye düşündü Hel. Psikolojiyle antropoloji arasın da bocalayan ve kararsızlıklarını bir yığın istatistiğin arkasına saklamaya çalışan o bilim.
"Beni sıkan Amerikalılar değil, Amerikanizm," dedi Hel. "Sanayi ötesi dünyanın kötü bir hastalığı bu. Sırasıyla bütün merkantilist ülkelere de bulaşacağı ortada. Buna Amerikacılık denilmesinin tek nedeni, hastalığın en ileri halinin senin ülkende görülmesinden. Tıpkı İspanyol nezlesi falan gibi. Belirtileri ise önce iş ahlakının yok olması, sonra iç değerlerin azalması, sürekli dışarıdan eğlence bekler duruma gelinmesi, bunun peşinden de ruhsal çürüme ve manevi uyuşma. Hastalığa yakalananı tanımak için en iyi işaret, o insanın durmadan kendisiyle ilişki kurabilmeye gösterdiği çabadır. Kendi ruhsal zayıflığının ilginç psikolojik bir durum olduğuna inanır. Sorumluluktan kaçmasını, yeni deneylere hazır oluşuna yorumlar. Hastalık ilerledikçe kişi, insan uğraşları içinde en önemsiz olanını aramaya, onun peşinden koşmaya başlar: Eğlencenin