Helin

Helin
@helinn_t
Bahçemizin halinden baharımı kıyasla"
İngilizce öğretmenliği
23 okur puanı
Mart 2022 tarihinde katıldı
9/10
·280 syf.··
2025 5. kitabı
Bu kıtapla ilgili nasıl başlayacağımı bilemediğimden, öncelikle bir çok yönden incelenmesi gerekilen bu kitabın neden sanki sadece escinsellik üzerineymiş gibi, döneminde bu denli tepkiyle karşılaşmasını anlayamadım.. kitapta da keza " insanların 'Ahlaka aykırı' dedikleri kitaplar onların ayıplarını gösteren kitaplardır. O kadar" derken de bu konuya atıfta bulunuyor yazarımız. Kitabımızın 3 ana karakteri var: Portreyi yapan ve Doriana hayranlık duyan onunla tanıştıktan sonra sanatında ruhu yakaladığını dile getiren; Basil. Sadece zevk odaklı yaşayan, tüm etik, insani değerleri hiçe sayan; Lort Henry. Ve, portrenin kahramanı, herkes tarafından hayranlık uyandıran güzelliğe sahip; Dorian Gray. Lort Henry ile tanışmadan önce kendi güzelliğini farkında olmayan saf Dorian, Henry'nin söylediklerinden sonra güzelliğini kaybetmekten büyük bir korku duyar ve kendisi yerine portresinin yaşlanmasına büyük bir istek duyar. Okuduğum kitaplardaki en manipülatif karakter olan ve kitap boyunca düşüncelerini hayranlıkla alını çizdiğim Henry ile arkadaşlıkları boyunca onun etkisi altında kalır ve işlediği tüm suçları yüzünün genç, masum güzelliği ile örtbas eder, günahlarının cirkin yüzünü portresi taşır. Bunun verdiği güçle de daha çok günah işler ve gittikçe uçuruma sürüklenir.. Kitabın başında birazcık sıkıldım acıkçasi ama Dorian'ın masum bir kadınla yaşadığı aşktan sonrasından itibaren inanilmaz aktı. Tüm yanlışlara çirkinliklere bile gayet mantıklı cevaplar verip insana, haklı gibi ya bu adam! Dedirten en sevdiğim kahraman Lort Henry için bile okunmalı. En çok merak ettiğim şeylerden biri de Dorian'ın sonunu öğrendikten sonra tepkisi ne olurdu acaba..
Duygu ve Düşünce
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201899bin okunma
Reklam
Puan vermedi·200 syf.··
2025 4. kitabı
Kitabımız biraz da "Ölmüş Bir Kadının Evrak-ı Metrukesi" kitabının devamı niteliğinde olduğu için öncelikli olarak onu okumanızı tavsiye ederim. Ben maalesef bunu farkında olmayarak yapmadım ama okumayı da oldukça isterim. Kitaba gelecek olursak eski bir aşkın çocukları, Nihat ve Nedretin hikayesi. Tam bir yeşilcam filmi havasında kitabımız. Bir yandan çok güzel, batı özentisi, şuh tavırlarıyla Mualla, diger taraftan ise gizli ve ince bir güzelliğe sahip, teselli verici Nedret ve bu iki kadın arasında kalmış, Nihat. Eski aşkının gözlerini Nedret de gören Nihatın babası, kendi yaşatamadığı aşkını oğlu yaşasın ister ama hem Muallaya duyduğu ask hem de Nedretin annesine duyduğu kin ile kesin bir şekilde reddeder babasını,Nihat. Gizliden gizliye Nihata ilgi duyan Nedret bu konuşmalara tanık olur ve aşkını kalbine gömer. Sonrasında ise Nedretin yolculuğunu, Muallanin değişimini ve elbette Nihat'ın pismanliklarla dolu ıstırabını okuyoruz. Ben kitabın sonlarına doğru Nedret'in tavırlarını çok sevdim. Olmasını istedigim gibi davrandı, hep. Uysal kadınların nasıl isteyince bir zalime dönüşebileceklerini gördüm, yeniden. Hosuma giden bir kitap oldu genel olarak. Yeni yeni okuduğum Türk edebiyatında devamını getirmek istedigim bir hikayeydi.
NedretGüzide Sabri Aygün · İthaki Yayınları · 20211,162 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 3. kitabı
Bu kadar kısa bir öyküye nasıl bu kadar yoğun duygular sığabildiğini hayret ettiğim bir kitap oldu. Kahramanımız kendini hayalperest olarak nitelendiriyor. Hiç bir seye sahip olmamasına karşın her şeyi kaybetmekten de oldukça ürken biri. Bir gün ağlayan bir kadına rastlar, Nastyenka'ya . Kendisi tam anlamıyla, kendisinin de deyimiyle basit bir kız. Hikayesini, kahramanımızın aksine hiç süslemeden, herhangi bir anlaşılma güdüsü duymadan anlatır. Babaannesine bağımlı genç kadın, kendisine acıma ile karışık ilgi gösteren ilk erkeğe aşık olmuştur. 1 sene boyunca kendisini bekler, o süre dolduğunda da ona kavuşmayi beklediği gecelerde kahramanımız ona eşlik eder. İçten içe kendisine aşık olur ve kızın tam olarak reddildiğine emin olduğu bir an dayanamaz ve aşkını itiraf eder. Sonrasında genç kız, hem kendini hem kahramanımızı kandırır. Onunla tüm gece gezer, dolaşır, güler önceki aşkı icin ağlar. Sözler verir. Sonrasında ise karanlıkta beliren eski aşkı ile ortalıktan kaybolur. Öylece çekir gider. Kahramanımız ona kızamaz bile çünkü kendisi için sadece o an tüm ömrüne bedeldir. Nastyenka'ya zalim diyemiyorum çünkü kendisi de defalarca kez kahramanımızın o adamın yerinde olmasını onun yerine kendisini sevmesi gerektiğini düşünmüştür, zaten. Ama o aşk çoktan başkası için yeşermistir kalbinde.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2025 2. kitabı
Kitap, kahramanımız çapkın Necdet'in bir sürü kalbe uğrayıp hiç birinde yer edinmek istememesine dair hikayelerle başlıyor, geçerken öyle mi yoksa karakterimizin narsistliğinden abartarak anlattığı hikayeler mi bunlar bilinmez. Sonrasında ise tüm o kırık kalplerin acısını fazlasıyla çekeceği Meliha ile karşılaşıyor. Melihaya kitap boyunca hem çok kızdım hem de benim için en gerçek karakterdi kendisi. Aşkı, tutkusu ve hırsı için diğer kadın karakterlerinin sessizliği içinde gerekse söyledikleri gerekse yaptıkları ile hayli dikkatimi çekti. Vee.. Necdet'e gelecek olursam, kendisine "zavallı" sıfatını uygun bulan da yine kendisiydi sadece. Aşkı ve arkadaşlığı arasında kalıp bu denli acı çekmeye gerek var mıydı, üstelik sonunda kendisi dahil 3 kişinin hayatına mal oldu.. En anlamlandıramadığım karakter ise sözü edilen arkadaş İbrahim Sevkiyi kitap boyunca bir kere bile anlamadım, her şeyi bu kadar farkına varıp bu kadar kulaklarını sonuna kadar tıkaması, görmezden gelmesi hayli enteresandı benim için. Genel olarak kitap gayet akıcı ve anlaşılır bir kitaptı. Üzerimde yoğun bir tesiri olmadı ama bir şans verilmesi gerektiğini de düşünüyorum.
Zavallı NecdetSafvet Nezihi · İthaki Yayınları · 20215,2bin okunma
Mutlu olduğunu bilmeyen ne kadar mutlu insan var!
Puan vermedi·234 syf.··
2024 13. kitabı
Hiç bir zaman beni en çok etkileyen kitap sorusana cevap veremedim, şimdi bu kitaba bunu diyebilir miyim bilmiyorum ama buna en çok yaklaşan kitap olduğunu söyleyebilirim, rahatlıkla. Nitekim bunun en büyük sebebi de baş kahramanımız Marguerite.. Ölecek olması mı yoksa, bunu rahatlıkla söyleyebilirim çünkü kitap ölümüyle başlıyor, gerçekten duyduğu aşk mı onu günahkar sıfatından alıkoymaya yetti, ona verebilecek bir cevabım yok ama hepimizin içten içe merak ettiği ama kendimizi daha saygın hissetmek için yargıladığımız insanlar, elbette hepsi değil bir kaçı, gerçekten bizden daha çok mutlu olabiliyor, daha çok acı çekebiliyor üstelik onların yanlışlarını telafi etme şansları dahi yok ne acı! Sevdiği adamdan sırf onun etrafındakiler zarar görmesin diye yaşamının son zamanlarında vazgeçen bir kadın, üstelik bundan o kişilerin haberi bile yok, ama yine dehiç kızmadım ona zaten bu kitabı okuyorsanız en baştan tüm önyargılarınızdan sıyrılmanız gerek. Kitabı şimdi bitirdim içimdeki duyguları yazmaya çalışırken çoğunu az önce tükettiğimi fark ediyorum. Sondaki mektupları okurken hele... Canım Marguerite sen ve sevgilini her zaman o kırda kendinden kaçmaya çalıştığın zamanlarda hatırlayacağım. Bu aşkı belki yaşamının son yıllarında olduğun için kabul ettin ama o aşk için daha çabuk öleceğini nerden bilebilirdin ki? Kitap oldukça akıcı ve benim için fazlasıyla gerçekti.Sebebi belki de kahramanımızla aynı yaşı paylaşmam. Bir şans vermenizi tavsiye ederim.
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma