"Senin Beatrice ye olan hislerin gibi, karşılıksız bir aşkta mutluluk nerede?" Bana soruyorlardı ve yüzlerinde yaramaz bir gülümseme vardı.
Öyleyse, cevabımı dinle, Grace, dinle, sen de: Ben Efendim olan Aşk'ın emirlerini yerine getiriyordum ve benim mutluluğum kadınımı öven sözlerdeydi. "Benim" olmasa bile, sahip olmadan da benden bir güzellik âşığı yaratan bir mucize, ne bedenin ne de ölümün silebilecegi Ask'a adanmis bir sevgiliydi.
Aşk acı verir, kurtarır, bunu unutma. Ve ayrıca kutsar, mahkûm eder... Gülden ve pislikten yapılmıştır. Seçim bize kalmış. Ya sen?
Seni reddeden bir kadın var mı, terkedildin mi, sevdiğin kişiyi feci şekilde kaybettin mi? Ne yapabilirsin, biliyor musun? Sadece bir șey: Sevmek, sevmeye devam etmek.
İnsanlar sadece kendi hayatları için kaygılandıkları, kendilerini kolladıkları için yaşar sanırdım, oysa onları yaşatan tek şey sevgiymiş. Seven insan Tanrı'nın, Tanrı da onun içindedir, çünkü Tanrı sevgidir.
Bana biri, "İnsan neyle yaşar?" diye sorsaydı cevabım șu olurdu; "Neyle yaşayacağını bilemem ama ne olmadan yaşayamayacağını söyleyebilirim: Umut!"
Nietzsche der ki "Bir nedeni olan, her nasıl'a katlanır."