Neyse, geriye de olsa hareket, harekettir.. Durmaktan iyidir..
Düz Dünya, Dünya'nın Diğer Tarafı ve Küresel Dünya, Umberto Eco * Düz Dünya Konusunda Hipotezler: * Dünyanın hangi şekle sahip olduğu konusunda düşünülmeye başlandığında antikçağ insanlarının Dünya'nın disk şeklinde olduğunu düşünmesi oldukça gerçekçiydi. Homeros'a göre bu diskin etrafı okyanusla çevrili, üzeri de gökyüzüyle kaplıydı, Sokrates öncesi filozoflardan günümüze ulaşan, bazıları çelişkili olan fragmanlara bakılırsa da Thales'e göre dünya yassı bir diskti; Anaksimandros'a göre silindir şeklindeydi, Anaksimenes ise bir tür basınçlı hava yastığı üzerinde yüzen, etrafı okyanusla çevrili yassı bir yüzeyden söz eder. Bir tek Parmenides'in Dünya'nın küre şeklinde olduğunu sezdiği anlaşılır. Pythagoras da küresel yapı fikrine mistik-matematik sebeplerle ulaşmıştır. Dünya'nın yuvarlak olduğuna dair sonradan getirilen kanıtlar ise, Platon'un ve Aristotales'in metinlerinden görüldüğü üzere, tecrübi gözlemlere dayalıydı. Demokritus ile Epikouros, Dünya'nın küresel bir şekle sahip olduğu konusunda kuşkuludur, Lucretius da Dünya'nın diğer tarafının varlığını reddeder, ama Dünya'nın küre şeklinde olması antikçağ boyunca genel olarak bir daha tartışma konusu olmaz. Ptolemaios da Dünya'nın küre şeklinde olduğunu biliyordu elbet, yoksa onu üç yüz altmış meridyen derecesine bölemezdi, Eartosthenes de biliyor olmalıydı çünkü MÖ III. yüzyılda bile meridyenin uzunluğunu gerçeğe yakın şekilde hesaplamış, bunun için Güneş'in yaz gündönümünde, aralarındaki mesafenin bilindiği İskenderiye ve Syene (günümüzde Assuan) şehirlerinde, kuyuların dibinde yansıdığı zaman farklı açısını göz önüne almıştı. (Sayfa: 344) * Tarihi Bir Hatanın Kaynağı: * ''..Lactantius gibi IV. yüzyılda yaşamış Hıristiyan bir yazarın [İlahi Kurumlar] adlı eserinde, hem Kitabı Mukaddes'te evren bir tapınağa,
Tarih , Felsefe-Düşünce , Edebiyat
Hermes Trismegistos * NOUS'UN TEZAHÜRÜ * Corpus Hermeticum * Corpus Hermeticum'un bütün eserlerinde görüldüğü üzere, bu meinde de Platoncu ve yeni-Platoncu, Stoacı, Mısır'dan ve Kıtabı Mukaddesten alınma ve Gnostik temalar iç içe geçmiştir. Hermes'in yaşadığı, neredeyse bir rüya gibi tanımlanabilecek bir düş veya zihinsel yükselişte, karşısında her şeyin ilahi bilgisine sahip olan nous [zihin] çıkar. Nous, Hermes'i aklının anlayabileceği ve muhafaza edebileceği şeylerin açıklanmasına hazırlar; bu tezahür söylemsel bir süreç değil de, mistik ve ''sonsuz bir düş'' yoluyla gerçekleşir. Poimandres kozmogonisinde nous-Baba'dan doğan ışıltılı ve ruhsal logos (Tanrı'nın oğlu) ile maddi ilkenin karanlığı arasındaki çarpışmayı, maddi ilkenin ilahi logos'un ışığına nasıl yenildiğini tarif eder. Bu bölüm, Corpus'u oluşturan on yedi ''konuşma''dan biri olan Poimandres'in başından alınmıştır. * Zihinsel düş * Bir gün varlıklar üzerine düşünmeye koyulduğumda ve aklım yükselip duygularım da ağır bir yemek sonrası veya bedensel yorgunluk sonucunda derin uykuya dalanlarda olduğu gibi engellendiğinde, devasa boyutlarda, sonsuz büyüklükte bir varlık görür gibi oldum ve bu varlık bana adımla seslenip ''Ne duymak ve görmek istiyorsun.? Düşünce yoluyla ne öğrenmek, ne bilmek istiyorsun.?'' diye sordu. * Nous * Ben de ona, ''Kimsin sen.?'' diye sordum. ''Ben Poimandres'im, hakiki ve mutlak nous'um. Ne istediğini billiyorum, seninle her yerdeyim,'' dedi o. * Nous'un dönüşümü * Ben de ''Varlıkları öğrenmek ve doğayı anlamak, Tanrı'yı bilmek istiyorum. Bunları dinlemeyi çok isterdim.!'' dedim. O da, ''Öğrenmek istediğin her şeyi zihninde muhafaza edersen sana onları öğreteceğim,'' diye cevap verdi. Böyle dedikten sonra görünümü değişti ve bir anda her şey bana açıkça göründü ve sonsuz bir düş
Tarih , Felsefe-Düşünce , Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
CORPUS HERÖETİCUM, Umberto Eco:
Corpus'un Temeli: * Corpus Hermeticum terimiyle I. yüzyıldan itibaren farklı zamanlarda ve farklı yazarlar tarafından yazılmış ve VI ile IX. yüzyıl arasında derlenip sistematik hale getirilmiş, felsefe-din konulu yazılardan oluşan bir derleme kastedilir. Eser adını tanrı Hermes'ten alır. Yunanlar Mısır tanrısı Thoth'a Hermes derlerdi (Romalılara göre Mercurius). Bu tanrı Platon'un Phaidros'unda yazının mucidi olarak geçer. Ay'la özdeşleştirilen Toth'a, Orta ve Aşağı Mısır'da zaman ölçüsünün tanrısı olarak tapılır. Osiris mitlerinde Thoth onun kâtibidir, dolayısıyla yazının ve dilin mucidi olarak nitelenir. Sonradan büyü, astronomi, astroloji ve simyanın da mucidi olarak bilinecektir. Yer altı dünyasında Thoth, Dante'nin Minos'una benzer şekilde, hükümleri tabletlere yazar. (Sayfa: 242) * GÖRSEL: Ptolemaios ve Hermes oldukları belirtilen iki filozofun tartışması, gümüş plaka, muhtemelen VI. yüzyıl, Malibu, J. Paul Getty Museum. (Sayfa: 243) * #FelsefeTarihi2 #Hellenizm #Augustinus #Editörler #UmbertoEco #RiccardoFedriga #ÇevirenLeylaTonguçBasmacı #CorpusHermeticum #UmbertoEco #CorpusunTemeli #ThotVeHermes #HermesTrismegistos #Ptolemaios #Hermes #GümüşPlaka #Malibu #JPaulGettyMuseum * Umberto Eco Riccardo Fedriga Leyla Tonguç Basmacı Felsefe Tarihi 2
Tarih , Felsefe-Düşünce , Edebiyat
KLEMENS İLE ORİGENES, Marco Di Branco:
Gnostisizme Karşı Saldırı * ''İskenderiye, Gnostik doktrinlerin geliştirilip yayıldığı en önemli merkezdir. Ancak İskenderiye'nin Hıristiyanlığı içerisinde başka doktrin akımları da vardır ve şehir II. yüzyılın sonlarından itibaren Gnostisizme karşı bir saldırıya sahne olur; bu akımın başlıca temsilcileri arasında İskenderiyeli Klemens ve Origenes yer alır.'' (Sayfa: 227) * Doktrinin Temeli: Dünya'nın Ebediyetinden Apokatastasis'e * Origenes'in düşüncesinin en temel unsuru, Platonculuktan ilham aldığı belli olan, duyusal dünya ile anlaşılır dünya arasındaki ayrımdır. Dolayısıyla Hıristiyanların görevi, duyular yoluyla algıladıkları hakikat düzeyinden ruhsal hakikat düzeyine yükselmektir. Kurtuluş az sayıda kişinin elde edebileceği bir şey değildir, bütün halklara ve bütün sınıflara açıktır: ancak bilgiye dayalı rasyonel inanç, basit insanların o kadar sağlam olmayan, Tanrı sevgisinden ziyade Tanrı korkusundan kaynaklanması mümkün olan ve ilahi gizemleri keşfetme amacı taşımayan inancından üstündür. (Sayfa: 230) * GÖRSEL: Romalı lejyoner kılığında Anubis, I-II. yüzyıllar, İskenderiye, Kom esh-Shuqaka katakombları. (Sayfa: 229) * #FelsefeTarihi2 #Hellenizm #Augustinus #Editörler #UmbertoEco #RiccardoFedriga #ÇevirenLeylaTonguçBasmacı #Klemens #Origenes #MarcoDiBranco #Gnostisizm #İskenderiye #RomalıLejyonerAnubis #KomEshShuqaka #Katakomb #Doktrin #Apokatastasis * Umberto Eco Riccardo Fedriga Leyla Tonguç Basmacı Felsefe Tarihi 2
Tarih , Felsefe-Düşünce , Edebiyat
Hıristiyanlığın Mesajı:
''Nasıralı İsa'nın hayatı ile III. yüzyıl arasındaki dönemde Hıristiyanlık özerk bir din olarak giderek gelişir. Filistinli bir Yahudi olan İsa'nın amacı yeni bir din yaratmak değil, kötülüğü yok ederek evreni değiştirecek olan tanrısal müdahaleyi beklerken İsrail'e Tanrı'nın mesajını ve İsa'nın kendi faaliyetleriyle oluşmaya başlayan ''krallığı''na dahil olma davetini iletmektir. Ne İsa'nın doğrudan müritleri ne de Tarsoslu Pavlus yeni bir din yaratmayı planlarlar: İsa'nın ölümünün ve dirilişinin geçmişte İsrail'in ayrıcalığı olan geleceğin bütün halklara açıldığı dönüm noktasına işaret ettiğine inanırlar. Elimizdeki tarihi kaynaklara göre I. yüzyılın 20'li yıllarının sonuna doğru, bazılarına göre bir küçük zanaatkâr, bazılarına göreyse bir çiftçi, doğduğu bölge olan Celile ile muhtemelen İsrail topraklarına komşu birkaç bölgenin köylerini karizmatik gezgin faaliyetlerine dahil eder; büyük şehirlerden uzak durur, ama Yehuda'ya, Kudüs'e bir veya daha fazla sefer giderek Tapınak'ın yakında yıkılacağı kehanetinde bulunduğu anlatılır; aynı yıllarda başka Yahudi ''kâhinler'' de benzer bir kehanette bulunmuştur. İsa, o dönemde Yehuda'yı kontrolleri altında tutan Romalılar tarafından göz altına alınır ve muhtemelen 30 yılının Nisan ayında çarmıha gerildiği sanılır. Etrafında toplanan mürit grubu İsa'nın ölümünden sonra dağılır, ama sonra, utanç verici ölümüne rağmen, daha doğrusu ondan dolayı onu ve davasını yine de desteklemeye devam ettiğinden emin olarak yeniden toplanır.'' (Sayfa: 221) * GÖRSEL: Aziz Pavlus, fresk, VI. yüzyıl, Aziz Pavlus'un Mağarası olarak bilinen mağara, Ephesos yakınları (Türkiye) (Sayfa: 222) * #FelsefeTarihi2 #Hellenizm #Augustinus #Editörler #UmbertoEco #RiccardoFedriga #ÇevirenLeylaTonguçBasmacı #OrtodoksluktanÇoğulculuğa #AzizPavlusunMektupları
Tarih , Felsefe-Düşünce , Edebiyat
GEÇ ANTİKÇAĞDA FELSEFİ VE DİNİ GELENEKLER:
''Tanrılardan dolayı hayal kırıklığına uğramış insanlar arasında daha geniş kapsamlı bir dindarlık tezahür eder ve Dünya'nın evrensel bir ruhunun olduğu, hem yıldızlarda hem de yeryüzünde var olduğu ve bireysel ruhumuzun onun bir parçası olduğu düşünülür. Yeni-Platonculuk da bu kozmik dindarlık ruhu üzerine inşa edilecektir. Ancak kuşkuculuğun ve geniş kapsamlı dindarlığın yanında üçüncü bir seçenek söz konusudur, o da mistisizmdir. Filozoflar en büyük meselelerde akılla desteklenen hiçbir hakikat sunamadıklarına göre geriye aklın ötesinde, doğrudan düşler ve kutsal bir vahiy yoluyla elde edilecek bir vahiy aramaktan başka bir şey kalmıyordu. Dindar ruh psikolojisine göre inanmaya karar vermiş bir insan için bir tanrı bulmaktan daha kolay bir şey yoktur. Ama farklı bir inanç, başka bir inanç arandığı için, bu inancın ve bu vahyin, var oldukları taktirde, meçhul ve gizemli olmaları gerektiğini hissetmemeye imkân yoktur. Hellenistik mistisizmin özelliği budur: bir hakikat vardır, ama gizlidir. En yüce tanrı bilinemez.'' (Sayfa: 212) * GÖRSEL: Erotik bir sahnenin tasvir edildiği mozaik bir madalyon, I-III. yüzyıllar, Piazza Armerina, Villa Romana del Casale. (Sayfa: 218) * #FelsefeTarihi2 #Hellenizm #Augustinus #Editörler #UmbertoEco #RiccardoFedriga #ÇevirenLeylaTonguçBasmacı #GeçAntikçağdaFelsefiVeDiniGelenekler #ErotikMadalyon #PiazzaArmerina #VillaRomanaDelCasale * Umberto Eco Riccardo Fedriga Leyla Tonguç Basmacı Felsefe Tarihi 2
Tarih , Felsefe-Düşünce , Edebiyat