İncelememi kitaptan yaptığım alıntılarla yapacağım. Çünkü kitabı en doğru şekilde anlatacağına inanıyorum.
• Elimizdeki bu çalışmanın amacı; Pontus, Aydın vilayeti ve genel olarak Anadolu’nun batı kıyısı Rumlarının gerçekte ne ölçüde nüfus çoğunluğunu oluşturduklarını ve ne ölçüde o bölgelere 3.000 yıldan beri yerleşik olduklarını araştırmaktır.
• Yeni Yunan Ulusu, çağdaş her Avrupa ulusu gibi, ideolojik olarak kendiliğinden ortaya çıkmadı. O da, Fransız İhtilalaiyle gelişen Avrupa Aydınlanma Akımının politik-ideolojik bir ürünüydü.
• Fransız İhtilalinden önce, Yunanistan’ın anakara kesimindeki nüfusun çoğunluğu, belirgin ulusal kimlikler olmaksızın; Arnavutça, Ulahça ve Slavca konuşan sakinlerden oluşuyordu. Yunanca konuşan sakinlere gelince, onların da büyük bir oranı sırasıyla Flamanların, Katalanların, İtalyanların, Fransızların, Almanların, Mora Slavlarının, Yahudilerin vs. Hellenleşmiş torunlarından oluşuyordu. Eski Yunanlıların torunlarına da yer yer rastlanıyordu. Bu durum, tüm Balkan bölgeleri ve genel olarak bugünkü tüm Avrupa ulusları için de geçerlidir.
• Yeni Yunan ulusal kimliğini, Avrupa Aydınlanma Akımının etkisi altında kalarak, Diaspora Ortodoks Rumlarının orta kentsoylu sınıfından gelen çocukları yarattılar özellikle. Hem kendilerini hem de Slavca konuşan Makedonyalıları da eski Makedonların ve Büyük İskender’in torunları olduklarına inandırdılar.
• 1821’den sonra ulusal bağdaşıklı (tek ulus, tek sayı, tek din) politikası ile Megali İdea birleşti.
• Doğu Anadolu bölgelerinin nüfusu, ulusal kimlikleri bugüne kadar değişmeden kalan Ermeni, Kürt, Laz ve Gürcülerden oluşuyordu.
• Gerek Roma gerekse Bizans çağında Hellenizm (Yunanlılık) terimi hiç bilinmiyordu. Bu bölgelerdeki toplumlar, Romalılar olarak biliniyorlardı. Daha sonraki yıllarda bu