Bir kimsenin ömrü ne kadar uzun, çalışması ne kadar ciddi ve yoğun, fikri de ne kadar ince olursa olsun, zaman olarak kendisini kat kat aşan bu birikimi hayatı boyunca elde etmesi mümkün değildir.
"Biz pergel gibiyiz. Bir ayağımız din üzerinde sağlamca durur, öteki ayağımız yetmiş iki milleti dolaşır." diyor. Pergelin iğnesini bir yere sabitlemezsek dağılır gideriz. O yüzden tabii ki bir istikametimiz, bir çerçevemiz olacak. Zira her yere gidebilen bir insan aslında hiçbir yere gidemiyordur.
Nitelikli okumalar insana bereketli kapılar açar. Flanör ruhu makro ve mikro ölçekler arasında gidip gelirken her gün bir şeyler keşfetmemize imkan tanır.
Aslında iyi olan her şey gibi o iyi de gelip sana verildi. Sen iyiyi almaya hazırsan iyi de sana verilmeye hazırdır. İyi, kötüye gitmez. İyiye hazır olmak için iyi olmak gerekir.
İmdi fotoğraf sanatında gölge çok önemlidir. Photography kelimesi "ışıkla yazı yazmak" demek. Photo ışık demek. Graphy de "yazma, çizme, kaydetme" anlamına geliyor. Işıkla, renkle ve gölgeyle bir hikaye anlatmak demek fotoğraf. Tek başına ışık yetmiyor. Gölge onu tamamlıyor. Bu alem kevn ü fesad, yani oluş bozuluş alemi olduğu için burada gece de var, gündüz de; sıcak da var, soğuk da. Eşya zıddıyla kaim olduğu için ışığın yanında gölge de var. Işık, gölgeyle birlikte daha güzel bir hal alıyor.