Mahmut HELLİ

Saygıdeğer efendiler, Afyonkarahisar-Dumlupınar Meydan Savaşı ile ondan sonra düşman ordusunu bütünüyle yok eden ya da tutsak eden ve kılıç artıklarını Akdeniz'e, Marmara'ya döken harekatımızı açıklamak ve niteliklerini anlatmak için söz söylemeyi gerekli görmem. Her evresi ile düşünülmüş, hazırlanmış, yönetilmiş ve zaferle sonuçlandırılmış olan bu harekat, Türk ordusunun, Türk subaylarının ve komuta kurulunun yüksek güçlerini ve yiğitliklerini tarihe bir daha geçiren muazzam bir eserdir.
Sayfa 984 - ORDULARIMIZ İZMİR RIHTIMINDA İLK VERDİĞİM HEDEFE, AKDENİZ'E ULAŞTILAR·Kitabı okudu
Büyük Taarruz
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Zaferi Kazanan Bir Dahidir
Taraflar sayıca ve güçce aşağı yukarı birbirine denkti, hatta malzeme bakımından üstünlük Yunanlardaydı. Zaferi kazanan bir dahidir, bir Mustafa Kemal'in savaş yönetme sanatındaki dahice ustalığıdır. Onun içindir ki Türkler, Dumlupınar'a " Başkomutanlık Meydan Savaşı" da derler. Yunan birlikleri güzel dövüştüler, hiç değilse başlangıçta. Fakat yönetilmeleri yürekler acısıydı. Geri çekilmeye başladılar, bu çekilme çok geçmeden düpedüz kaçmaya dönüştü. Herkes büyük bir telaş içinde kıyıya, kendilerini kurtaracak olan gemilere doğru koşuyordu. [...]
Sayfa 983 - Dagobert von Mikusch·Kitabı okudu
Büyük Taarruz
Büyük Taarruz
Düşmanın Sincanlı Ovası'nın batısındaki tepelerde tutunmasına da meydan verilmedi. Fakat arada, bir tümen kumandanının intiharı üzücü bir etki yarattı: 57'inci Tümen Kumandanı Albay Reşat Bey, bütün mevkiler ele geçirildiği halde Çiğiltepe'yi elde edememesini bir haysiyet meselesi yaparak intihar etti. Fakat son nefesini verirken, onun askerleri Çiğiltepe'yi almış bulunuyorlardı!..
Sayfa 981 - Şevket Süreyya Aydemir Hatıraları·Kitabı okudu
Büyük Taarruz
Milletin yazgısında kendi iradeleri ve vatan hisleriyle kendilerini vazifeli sayanların hiçbirisi o gece uyumamıştı. Yorgunluk, maddi takatimizin sonuna gelmek üzereydi. Fakat maneviyatımız, umudumuz taptazeydi. 31 Ağustos 1922 sabahı düşman kumandanın elinde kalan kuvvetlerle Uşak'a doğru zorlama çıkışına giriştiği haberini aldım. Başkumandan'a haberi elimle iliştirdim. Mustafa Kemal'in dudaklarında göremeyenlerin, görmemişlere kelimelerle anlatması imkansız tebessümü dolaştı: "Asım... hepsi ya teslim olacaklar ya toptan imha edilecekler..."
Sayfa 980 - Asım Gündüz, Hatıralarım, İstanbul, 1973, s.163·Kitabı okudu
Tarih
Büyük Taarruz
Esirler arasında Yunan Kolordusu Kumandanı General Trikopis, General Diyenis ile yüksek rütbeli birçok kumandan vardı. Dudakları şişmiş, çay ikram ettim, çay içecek halleri yoktu. Kendilerine, " Sizi Başkumandan'a takdim edeceğim," dedim. Onları aldım, Başkumandan'ın huzuruna götürdüm. Atatürk çok onurlu davrandı. Onlarla konuştu, teselli etti. Kendileri çok duygulandılar.
Sayfa 974 - İsmet İnönü, Hatıralar·Kitabı okudu
Tarih