Varlığı koruyup kollar, ona sahip çıkar, onun çobanı olursan varlık da sana ona göre bir alan açar. Tahakküm, tasarla ve istismar yoluna gidersen varlık yokluğa, anlam hiçliğe, hakikat yanılgıya dönüşür. Sahici düşünce, insanın varlığın çobanı olmayı kabul ettiği yerde kök salmaya başlar.
Ekinlerin topraktan yetişmesi gibi fikirler de tohumlanır, yetişir, buyur ve meyvesini verir. Burada köylünün toprakla ilişkisi filozofun varlıkla olan ilişkisine benziyor. Toprağa ne kadar eker, biçer ve korursan o kadar sağlıklı ürün alırsın. Aksi halde toprak Çorak kalır, tohum kurur, ekin ölür.
Varan yani varlığa gelen şeyi korur. Ortaya çıkardığı şeyi yoktan yaratmaz. Ama kendi müdahalesi olmadan o şeyin ortaya çıkmayacağını da bilir. Bir özne olarak ne her şeydir ne de bir hiç. Ne efendidir ne de köle. Ne saf eylemdir ne de salt pasiflik. 
Tohum bir gün fidan olur, ağaç olur, Çınar’a dönüşür; Bu yolculuğun her aşamasında başka bir şeydir. Ama her aşamada ağaç olarak kalır ve kendini gerçekleştirir.