İnanılmaz sıkıcı bir kitaptı. Karakterleri sevmedim, aralarındaki aşk da bana geçmedi. Reyes'in iblisi acı olduğu ve acıdan zevk aldığı için aralarındaki romantik yakınlaşmaların bu doğrultuda olacağını düşünmüştüm ama pek öyle olmadı. Yazar bu konuda kitabın potansiyelini harcamış anlayacağınız. Genel kurgu da hiç merak uyandırıcı değildi. Sadece ve sadece Aaron ve Legion ikilisi ilgimi çekti. Geri kalan koca bir çöp.
Serinin üçüncü kitabına gelip hala daha yazarın artık imzalaşmış olan yetişkin sahnesine şok olmak ve kitaba düşük puan vermek çok saçma değil mi? Bu kadın bu sahneyi üç kitaptır yazıyor, eğer bu kadar rahatsızsanız, sizin için bu kadar büyük bir tabuysa bu kitabı neden okuyorsunuz? Lütfen derin bir nefes alın, süperegonuzu susturun ve kendinize itiraf edin, siz de bunu okumayı seviyorsunuz. Sorun değil, bu sadece bir kitap, adı üstünde dark romance... Okuyun geçin, kimse sizi ayıplamayacak inanın...
Kitaba gelirsek, ben çok beğendim. Damon serinin en ilgi çekici ve en merak edilen karakteriydi ve kitabı da hayal kırıklığına uğratmadı. Winter'ın görme engelli olduğunu öğrenince bir ön yargım oluşmuştu ama kitaba farklı bir hava katmış bence. Will ile olan arkadaşlığının yakınlığını okuduğumda ufak bir şaşkınlık yaşadım çünkü önceki kitaplarda hiç iması olmamıştı ama okey... Tatlı bile olmuş bence. Kitabın plot twisti olan kardeşlik mevsuzuna da şaşırdığımı söylemeliyim, özellikle ebeveynin kimliğine çünkü Banks'te olduğu gibi babanın ortak olmasını beklerdim... Yazarın tercihi çok daha güzel olmuş ama keşke farkındalığından sonraki o yüzleşme ile ilgili daha fazla şey okuyabilseydik. Will'in kuzeni olan Misha'nın Punk57 nin Misha'sı olmasına da bayıldım. O kitabı da çok severim, keşke en başta bu seriyi okuyup bunu bilerek punk57'yi okusaydım.