Zaten başkalarıyla temas etmek zorunda olduğumu düşünmek bile midemi bulandırıyor.Bir dostum alt tarafı beni akşam yemeğine davet etmeyegörsün; tarifi güç bunalımlara giriyorum derhal. Ne türde olursa olsun , toplumsal zorunlulukları yerine getirmeyi - cenazeye gitmek, biriyle işyerindeki bir sorunu konuşmak, tanıdık ya da tanımadık birini garda beklemek-düşününce , yalnızca düşününce aklım allak bullak oluyor.
Kimseye kitap tavsiye etmem. Eğer tavsiye ettiğim kitaba layıksa, onu araya araya kendisi bulur. Layık değilse hediye etsem okumaz, hatırım için okusa da anlamaz.