Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?
Fakat zaman, gerçek sahiplerinden alınınca ölüyor. Her insanın kendine ait belli bir zamanı vardır. Ve bu zaman da yalnızca onda kaldıkça canlıdır, yaşar.
Günlük yaşam içinde çok büyük bir sır vardır.Herkesin bunda bir payı bulunur ve herkes onu bilir, ama pek az kimse bu konuya kafa yorar.Çoğu kimse onu olduğu gibi benimser ve ona asla şaşırmaz.Bu büyük sır zamandır.