Bir arkadaş edinmek lazım. Paylaşmayı bilmek. Onu kullanmak. Onunla bir şey yapmak. Düşünmek, hayal kurmak, düşlemek, icat etmek ve hatta yaratmak....
Onu sadece kendine saklamamak. Bir yerlere tıkmamak. Her seferinde kazanmaya çalışmamak. Kaybetmeyi ve vermeyi bilmek.
Ulaşım süresi kısalıyor. Zaman kazandığımızı sanıyoruz. 15 dakika kazandım diyorum. Kazanılan zaman neye yarar?
"Peki mutlu yolcular bu kadar pahalıya mal olan bu çeyrek saatle ne yapacaklar? Birçoğu saati beklemek için kuyruğa girecek; diğerleri ise kafede bir 15 dakika daha oturacak ve gazeteyi en küçük ilanlarına kadar okuyacaklar."
Eskiden büyümek için sabırsızlanırdım. Bütün hayatım önümde uzandığından, her şeyin hemen olmasını isterdim. Şimdi ise pek öyle acelem yok doğrusu, sanki bekleyebilirmişim de.