Tembellik de tıpkı çalışmak kadar azim ister. Zihnin, gözlerin, ruhun yetiştirilmesini, meditasyon ve hayal kurmanın zevkine varmayı, huzur gibi artık çok nadir olan değerleri gerektirir. Pazar günlerini yeni ihtiyaçlar, yeni uğraşlar yaratarak, zaten çok hareketli olan bir hayata yeni hareketler katarak olmaz bu, tam aksine ölçüsüz çalışma ile geçen iş günlerinin yorgunluğuna kapılmak bizi tedavi etmeye yetmeyecektir.
Her hafta sonu yollar tıklım tıklım, başka bir yerde olmanın daha iyi olacağını düşünenlerle dolu. O başka yere çabucak varmak için hız yapıyorlar. Sürekli koşturuyorlar, mutluluğun peşinden koşuyorlar. Mutluluk koşarak yakalanmaz halbuki, yürürken yakalanır. Yavaş yavaş yürürken, kendinle iyi geçinerek, kendinle iyi anlaşarak.
Gençler için hazırladığım bir trafik kılavuzuna şöyle yazmıştım: "Bir otomobil şoförünün IQ'su hızıyla ters orantılıdır." Tabii, "Ne kadar hızlı gidersen o kadar aptalsındır!" yazmaya cesaret edemedim.