Mustafa Kutlu beyfendiyle tanıştım.
Pişman değilim. Hesap Günü güzel bir fikir temelinde yazılmış bence ama. Amadan öncesi önemli değildi dimiğğ
Neyse ama çok karışıktı. Fikri hemen anlayamadım. ilk başta kaçırdığım bir nokta oldu heralde diyip o sayfayı tekrar okumam gerekti. Yani geçişlerde mi sıkıntı vardı yoksa dizgi de mi bilmiyorum. Ama Bedri Bey’in geçmişi ile o anki hali arasındaki geçişler bence tam olmamıştı. Hızlı geçiliyordu sanki geçmişteydim ya da o anda ama bunu anlayamıyordum.
Ve birde Bedri Bey’in hayatı çok ‘çok’ değil miydi yahu. Sebze çorbası gibi. Her şey var.
Mustafa Beyfendi muhafazakar biri zannedersem; din ile harmanlamaya çalışmış ama çok karışmıştı her şey.
Yani ben beğendim, beğendim ama konunun daha sakin kalıp ilerlemesini isterdim. Kitaptaki alıntıyla “imanı var ama ameli yoktu” benim içinde fikir vardı ama yok yoktu diyebiliriz.
Yine de #okuyunokutturun derim.
Uzun zaman oldu başlayalı araya sınavım, yoğun iş tempom gidirince upuzun bir sürede bitti ancak ele alınınca kısa sürede bitebilecek bir kitap.
1940’lardayız. Ankara’dayız, Marsilya’dayız, Berlin’deyiz, Adalardayız.
Sürekliyici bir kitaptı. Özellikle son 100 sayfa falan. Geçmedi bi’ türlü
Ayşe Kulin’den ilk eserim. Beğendim, kalemine sağlık #okuyunokutturun