İlk defa çok zengin olsaydım keşke diye geçirdim içimden. Zengin olsaydım da bu kitabı milyonlarca bastırıp sokak sokak, kapı kapı gezip herkese dağıtsam diye düşündüm.
Ben ki kitap çizmek nedir bilmem ama bu kitabın her satırının altını çizmemek için kendimi zor tuttum.
Ben bir anne değilim ama ben bir çocuktum. Annelik ne demek bilmiyorum evet ama çocukluk nedir, nasıl iyi geçer ya da nasıl kötü izler bırakır insanda çok iyi biliyorum.
Nasıl anlatılır, neler söylenir? Kitabın dört bölümünün, alt başlıklarının hepsinin içi dolu doluydu. Verilen örnekler, yapılan atölye örnekleri, yapılan atıflar, not alınması gereken yazarlar terapistler…
Heralde bana bundan sonra başucu kitabın nedir? ya da kitap önersen ne önerirsin? gibi naçizane fikrimin sorulduğu durumlarda şimdilik vereceğim tek yanıt “İyi Aile Yoktur” olucak. Bu da artık benim için iyi mi kötü mü bilemedim :/
Yazarın “İyi Toplum Yoktur” ve “Bütün Çocuklar İyidir” kitapları da elimde, ilk fırsatta tıpkı bu kitapta olduğu gibi sindire sindire okuyacağım.
Bu arada eleştireceğim tek bir konu var bu kitapla ilgili; anne/baba deniyor konular anlatılırken ancak genellikle anne üzerinden anlatım yapılmıştı. verilen örnekler genellikle anne /çocuk ilişkisi üzerinden gitmişti. Ben babanında aynı oranda olduğu anlatımlar bekledim açıkcası. Sanki “kötü çocukluk“ sadece annenin “yüzünden”miş gibi anlatılmış. Bu bilerek mi tercih edilmiş yoksa örnekler mi daha çok anneyle ilgili bilemiyorum.