Puan vermedi·104 syf.··
2026 18. kitabı
"Bazı kahkahalar neşeden değil, insanlığın acısından doğar." Bazı kitaplar vardır, okursunuz ve biter. Bazıları vardır, kapağını kapatırsınız ama içinizde bitmez. Leonid Andreyev'in Kızıl Kahkaha'sı benim için ikinci türden bir kitap oldu. Sadece savaşın yıkıcılığını anlatan bir eser değil bu. İnsan aklının, vicdanının ve ruhunun savaş karşısında nasıl parçalandığını gösteren sarsıcı bir çığlık... Sayfa sayısı az olmasına rağmen okuması kolay bir kitap değil. Çünkü Andreyev sizi olayların dışından baktırmıyor; savaşın tam ortasına, insanlığın karanlık yüzüne bırakıyor. Kitabı bitirdiğimde aklımda tek bir soru kaldı: Bir savaşın kazananı gerçekten olabilir mi? "Kızıl kahkaha." kavramı günlerdir zihnimde dönüp duruyor. Sanki yazar, savaşın sadece bedenleri değil, insanların aklını da yaraladığını haykırıyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen hâlâ güncelliğini koruyan, insanı rahatsız eden ama tam da bu yüzden okunması gereken bir eser. Bazı kitapları severiz. Bazı kitaplar ise bizi sarsar. Kızıl Kahkaha beni sarsan kitaplardan biri oldu. Okuyanlar varsa yorumlarını merak ediyorum. #kızılkahkaha #andreyev #kitapokuyorum #kitap @hemdem.okur
Kızıl KahkahaLeonid Andreyev · Everest Yayınları · 20197,8bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 17. kitabı
Bazı çocuk kitapları vardır; sadece bir hikâye anlatmaz, çocukların kalbine sessizce dokunur. Bu kez Miyase Sertbarut'un kaleminden çıkan Pamir'in Parmakları ile tanıştım. Pamir'in hikâyesi, çocuklara büyük dersler vermeye çalışmıyor. Bunun yerine; cesaretin, iyiliğin, özgüvenin ve vazgeçmemenin küçük adımlarla nasıl büyüdüğünü gösteriyor. Sayfalar ilerledikçe şunu hissediyorsunuz: "Bazen bir çocuğun dünyayı değiştirmesi için sihirli güçlere ihtiyacı yoktur. Kendi ellerine, aklına ve kalbine güvenmesi yeterlidir." Sıcacık anlatımı, akıcı dili ve düşündüren olaylarıyla hem çocukların hem de çocuk edebiyatını seven yetişkinlerin keyifle okuyabileceği bir kitap. Çocuklara empatiyi, kendi gücünü keşfetmeyi, iyiliğin bulaşıcı olduğunu, vazgeçmemeyi hatırlatan güzel bir hikâye... Siz bu kitabı okudunuz mu? #PamirinParmakları #MiyaseSertbarut #ÇocukKitapları #KitapÖnerisi #ÇocukEdebiyatı KitapYorumum KitapKurdu OkumaKültürü BirKitapBirDünya Kitapsever @altinkitaplar @hemdem.okur
Pamir'in ParmaklarıMiyase Sertbarut · Altın Kitaplar · 201892 okunma
Reklam
7/10
·160 syf.··
2026 22. kitabı
Güzel ve bilgilendirici bir kitaptı. Anlatımı sade ve anlaşılır. Akıp giden ve yer yer de tebessüm edeceğiniz bir kitap. Tavsiye edilir.. “ gamın kim yükünü görmedi yer Yemez Adem gamı gam Ademi yer” “ verdi harâba gönlümü şu gam dedikleri Bulunmadı bu derdime merhem dedikleri Defi melâl kılmaya âlemde bir nefes Çok istedim bulunmadı hemdem dedikleri”
Kütahya 1413Ensar Bekir Nazlı · Nazlı Kitapçılık ve Yayıncılık · 202217 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 11. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 13:06
Ekranın soğuk ışığından başımızı kaldırıp, hayatın gerçek renklerine bakmaya hazır mıyız? ​Elimdeki bu yığın, sadece eski telefonlardan ibaret bir 'teknoloji çöplüğü' değil; aslında çoğumuzun çocukluğundan bugüne kurduğu mesafeli ama bağımlı ilişkinin bir özeti. Şermin Yaşar’ın Telefon Melefon Yok! kitabı ise tam bu noktada, hem çocuklarımıza hem de biz yetişkinlere; 'Ekranın dışındaki dünya, içindekinden çok daha renkli ve yaşanmaya değer' diye fısıldıyor. ​Bir eğitimci ve yazar olarak şunu çok iyi biliyorum: Çocuklarımızı dijital dünyanın esaretinden kurtarmak, onlara sadece 'telefonu bırak' demekle değil, 'gel bak, burada ne güzel oyunlar/hikayeler var' diyerek gerçek hayatın çekiciliğini göstermekle mümkün. Kitap, bu konuda tam bir rehber niteliğinde; hem düşündürüyor hem de gülümsetiyor. ​Ekrana hapsolmuş bir çocukluktan, doğayla, sanatla ve birbirimizle kurduğumuz gerçek bağlara geri dönmek dileğiyle... Belki de ilk adım, bugün bir kitabı eline alıp sayfalarını çevirmektir. ​Sizce de biraz dijital detoksa ihtiyacımız yok mu?" İnstagram adresim: @hemdem.okur
Telefon Melefon Yok!Şermin Yaşar · Kronik Kitap · 20251,597 okunma
NE HEMDEM OLABİLDİK NE DE HEMDERT
5/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
İlk kitabın sonunda sonunda çiftimiz kavuşacak derken gelen notla ortalık iyice karışmış vuslat gene bir sonraki kitaba kalmıştı. Peki serinin devam kitabında neler oluyor. Öncelikle kıyaslayarak gitmek istiyorum ilk kitap daha profesyonel ve mesleki konularla ilerlemiş romantik konular daha geri planda kalmıştı. İkili birbirine karşı bir şeyler hissetse de dillendirmemeyi ve göstermemeyi tercih etmişti. İkinci kitap birinci kitaba nazaran daha çok romantik sahnelerden oluşuyor. Birinci kitapta işlenen konuların devamı ikinci kitapta da işlenmeye devam ediyor. Zaten ilk kitapta hiçbir şey çözüme kavuşmamış, suikast girişimi ile ilgili herhangi bir ilerleme yaşanılmamıştı. İkinci kitap da benzer dolaylarda gidiyor diyebilirim. Kitap gene Metehan ve Nazenin çevresinde ilerliyor ve yan karakterler sadece yardımcı oyuncu derinliği yüzeysel bırakılmış. Karakter gelişimi olarak ilk kitaptan daha farklı olan ve duygularını kabullenenen bir Metehan görüyoruz bu kitapta da ama Nazenin ilk kitaptakinden pek farklı değil. Olaylara daha profesyonel bakmayı tercih ediyor. Bir zorluk yaşadığında vazgeçeceği şeyin Metehan olduğunu biliyoruz mesela o konuda da bir gelişme yok. Nazenin birlikte güçlü olmaya inanmıyor. Sevdikleri ondan ne kadar uzak olursa o kadar güvende olurlar diye düşünüyor, profesyonel kimliği zarar görecek diye birtakım endişeler duyuyor vs vs. Toksik diyemem ama kararsız ve duygularını kabul edememiş bir karakter. Sevmeyi bilmiyor gibi. Sevse de göstermeyi bilmiyor gibi. Nazenin için ikinci kitapta olumlu ilerleyen şey artık Akdağlılar tarafından benimsenmiş olması. İlerleyen sayfalarda duygusal olgunluğunun da arttığını söyleyebilirim. Tam bir geçiş kitabı şeklinde yazılmış. Olaylar var bir şeyler gercekleşiyor ama oturmuş durumlar yok. Seri kaç kitapta
HemdertAslıhan Güngör · Lapis Yayıncılık · 2025151 okunma
Biz Hemdem Olduk
9/10
·464 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Nazenin, Akdağ ilinin valisi evinde şehit düşürüldükten sonra ilçeye yeni atanan genç vali. Akdağ insanı erkek egemen ve kadına değer vermeyen bir zihniyetin esaretinde. İle gelen ilk kadın vali olması da olayları kolaylaştırmıyor tabi ama Nazenin kendini geliştirmiş, gözükara, vatansever bir Türk genci. Peki vatan sevgisi, kararlı duruşu, disiplini ve insani yönü bu engelleri aşmaya yetecek mi? Metehan, Akdağ'da görev yapan binbaşı. Koca bir timi cesur duruşunun yanında artık yeni bir görevi de var. İle yeni atanmış Vali Hanım'ın güvenliğini sağlamak. Peki işler yolunda gidecek mi? Kısaca karakterlerimiz bu şekilde peki olaylar bu kadar basit ilerliyor mu? İşte ona verecek koca bir ASLAm var. Olaylar bir yerden sonra arapsaçına dönüyor. Kim bu hain, dedirtiyor. Kitap sadece asker ve valinin hayatını değil onların ailelerini ailelerinin sıcak ilişkilerini de konu ediniyor. Aralarındaki ilişkini samimiyeti eski Türk dizilerini andırıyor. Hani bu çocukluğumuzda izlediğimiz birbirini çok seven güzel aileler. Bu aileleri okumak bana bayram sabahı gibi hissettirdi. Kitaptaki yan karakterlerin de çok başarılı olduğunu ama yüzeysel kaldığını söyleyebilirim. Yan karakterleri derin okumuyoruz. Sadece başrollerin yanında görevlerini tamamlayıp sahneden çıkıyorlar. Karakterlerin tek tip olması her ne kadar hoşuma gitmese de gerçekçi olanın bu olduğunun da farkındayım. Ve hatta kitapta da buna benzer bir cümle geçiyordu. "Askerler, hemşirelerle, öğretmenlerle, polislerle evlenir çünkü çevresinde onlar var." Haklı ama karakter çeşitliliği daha iyi olabilirdi. Gene de karakterlerden olumlu bahsedeceğim biri hariç. Cansel çok sinir bozucu bir karakterdi. Bir hayvan olsaydı kesinlikle kara sinek olurdu. Saçma sapan çocuksu tavırları ve tepkileri vardı. Kitabın kötü karakteri
Hemdem - BirAslıhan Güngör · Lapis Yayıncılık · 2024350 okunma
Reklam
Reklam