Tüm samimiyetimizle;
Bir kendimize, bir Hz. Fatıma‘ya bakalım
Ye’se, ümitsizliğe kapılmadan;
Bir yol bulalım Fatıma hanesine konuk olmaya...
“Ya Fatıma, açız!” diyelim
“Hakikate açız”
Doğruluğa, samimiyete açız...
Helaline her şeyin
Abur-cuburla dolu içimiz, fitne fesatla dolu.
Senin o tertemiz,
Bir lokmana muhtacız.
“Ya Fatıma, açığız!” diyelim
Örtemiyoruz.
Ayıplarımız, örtülmeyecek kadar açık.
Lütfet...
Haya örtünü, iffet örtünü at üzerimize...
Uyarına muhtacız.
Ya Fatıma, “barınacak yerimiz yok!” diyelim
Vakit gece...
Ortada kaldık...
Güvenli çıkmadı şimdiye kadar sığındıklarımız
Soyulduk, kandırıldık, aldatıldık...
“Senin yerin şurası” de...
Senin sınırın şurası...
Senin çatına muhtacız..
YA FATIMA!
Senin hanenden, kimselerin boş dönmediğini biliyoruz
Bizi de boş çevirme...
Kendisine “Kevser” gönderilen,
Muhterem Babanız yolladı bizi...