Bir kuyruklu yıldızı ölüm kapıya gelmiş gibi yorumlayan cehalet, iç dünyasında Allah'la, kendisiyle, insanlarla barışık olmayanların galeyanlarını kamçılamıştı anlaşılan. Dürüst olamayan nefisler bir kuyruklu ile sarsılmış, pişmanlık gözyaşları bile döküyorlardı. Heyhât!.. İnsan bilmediğinden korkuyordu.
KS: Başarmakla ilgili Ralph Waldo Emerson'un bir sözü var. Diyor ki: "Başarmış olmak güzelliği takdir edebilmek, başkalarındaki en iyiyi bulabilmek bu dünyayı olduğundan biraz daha iyi bırakarak terk etmek, bir tek hayatın bile sırf siz yaşadınız diye daha rahat soluk alıp vermiş olduğunu bilmek. Başarmış olmak işte budur." Yani başarmış olmak, hanı, hamamı bir tarafa yığmak değil. Külçe külçe altını evin arka bahçesine gömmek değil.
İnsan gündelik hayatında korkaklık yerine cesareti, hırsızlık yerine dürüstlüğü, kurulu düzenin sesi yerine vicdanının sesini dinlemeyi seçtiği her seferinde kendini gerçekleştirme yolunda bir adım atmış olur. Bu adımları atan insanları yönlendiren saik, bir yoksunluğun giderilmesi değil, tekâmül etme arzusudur. Bu insanlar, bir elma ağacının hiç zorlanmadan meyvelerini sunması gibi, etraflarındakilere sevgi verir ve bundan mutluluk duyarlar.