Hiç kimseye hiçbir şey söylenemezdi. O an hissedilen aciliyet hedefini hiç tutturamazdı. Sözcükler kenara uçuşur ve hedefi birkaç santim aşağıdan vururdu. Sonra vazgeçerdi insan sonra fikir zayıflardı sonra insan çoğu orta yaşlı kişi gibi olurdu: ihtiyatlı, gizli kapaklı davranan, kaşları çatık ve yüzünde sürekli bir endişe ifadesi. Çünkü bedenin bu duygulanımları nasıl sözcüklere dökülebilirdi? Oradaki boşluk nasıl ifade edilebilirdi?