*ENVER ABİMİZİN VEFATININ ONÜÇÜNCÜ SENESİ ARDINDAN*
13 sene evvelki bugün,
22 şubat 2013... yetim kaldığımız gün.
Hüznümüzün, acımızın zirveye çıktığı gün...
Dünyanın tadının, zevkinin kalmadığı gün...
Abimiz, babamız, Hocamız, herşeyimiz ENVER ABİMİZ'i kaybettiğimiz gün...
Enver abimizin anlatılması birkaç satıra sığmaz elbet. O'nun hayatı kitaplara dahi sığmaz… Hatta Enver abimizin hayatı, üniversitede doktora çalışması yapılsa yeridir.
Gerçi Huzur Pınarı'nda Enver abimizden hergün biraz mutlaka bahsediyorsak da, bugün vefatlarının sene-i devriyesi olduğundan biraz genişçe bahsedelim inşallah.
Yukarıda, resim olarak da, kabrlerinin karlı resmini hususi olarak seçtik… Enver abim kar manzarasını, karlı havayı severdi. Çünki kar, kirleri pislikleri örtüyor, her yer tertemiz görülüyor derdi. Zaten kendisi de herkesin ayplarını, kabahatlerini, pisliklerini hep örtmeğe çalışırdı. Hiç kimsenin hatasını görmezdi. Herkesin, herşeyin iyi taraflarını görmeğe çalışırdı. Onun için kar manzarasının Enver abimiz ile benzerliği vardır. Kar manzarası da, pislikleri örtüp her yeri tertemiz gösteriyor. Tıpkı Enver abiler gibi… Kar yağınca bu sebeple Enver abiler hatırlanıyor.
"UNUTMAYALIM Kİ, UNUTULMAYALIM.
Unutmazsak, unutmazlar... hatırlarsak, hatırlarlar."
Bu sözü sık sık işitirdik kendilerinden, o halde biz de unutmayalım. Arkasından manevi hediyelerimizi gönderelim inşallah.
Allahü teala rahmet eylesin, mekânını Cennet eylesin, kabrini Cennet bahcesi eylesin, kabrini nûr-u îmân ile, nûr-u Kur'ân ile pürnûr eylesin. Resûlullah "sallallahü aleyhi ve sellem" efendimizin ve silsile-i âliyye efendilerimizin şefaatine kavuştursun inşallah. Derecesini âlî eylesin inşallah. Âhiretde bizleri de onunla beraber eylesin inşallah.
Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
Bâzı