Hepimizz samimiyetle ve çekinmeden, kendi evimizin mahremiyetinde bile olsa, yemeğimizi el yapımı gümüş takımlarla, pahalı masa örtüleri üzerine yayılmış, sanatsal değeri genellikle kuşkulu olan el yapımı porselen tabaklar la yemek özlemiyle olduğumuzu hissediyoruz. Bu anlamda, değer verdiğimiz yaşam standartlarındaki en küçük gerileme, insanlık onurumuzun ağır bir şekilde yaralanması gibi algılanıyor.
Ne var ki, en nahifi de içinde olmak üzere hiçbir ben gerçekte bütünlük taşımaz, her ben çok yönlü bir dünyadır, yıldızlarla döşenmiş küçük bir gökyüzüdür, çeşitli biçimlerden, aşamalardan,
konumlardan, değişik kalıtsal öğelerden ve değişik olanaklardan bir karmaşadır.