"Söylesene Kadıefendi, Aşk'ın günâhı cehenneme atar mı? Yoksa, yaşarken yanar Âşık; cehenneme lüzûm var mı? Peki cennet ister mi gerçek seven? Hûri'ye, Gılmân'a meyleder mi? En büyük imtihân Aşk mıdır yoksa Aşk'ın imtihânı hasret mi? Günâh mıdır sevmek Kadıefendi? Az sevmek meselâ? Çok sevmedikçe isrâf olur mu Aşk? Aşk, her kalbe teșrîf eder mi, Yoksa sadece çok sevene mi ya da tertemiz sevene mi lütuftur Aşk? Zulümdür bazen Aşk, değil mi Kadıefendi? Züleyhâ'nın Aşk'ı gibi. Sabır, vuslât diyârının anahtarı, sadâkat ise Mâşuk'un. Nedir ki Aşk? Hiç bilinmez mi, yaşarken hiç bilinemeyecek mi? Yani Aşk'a dâir söylenen her șey hurâfe mi? Söylesene Kadıefendi, bunca günâh arasında, fetvâ yok mu bu Aşk'a?..." |Seyyîd M. Nâfî el-Hüseynî
Gökyüzü Bile Seni Unutturamıyor
Bulutların üzerine çıktığımda, dünyadaki her şeyi geride bırakabileceğimi sanmıştım. Motorun sesi, altımdaki sonsuz yeryüzü ve yüzüme vuran bu kızıl gün batımı... Ama yukarıda, gökyüzünün en uçsuz bucaksız noktasında bile kaçamadığım tek bir şey var: Sonsuz özlemin. Yollarımız ayrılmış olsa da, kokpitin o dar camından dışarıya, bu muazzam manzaraya her baktığımda yanımda yalnızca senin eksikliğini hissediyorum. Tıpkı gökyüzünü şahit kıldığım sen gibi; ellerimde uçtuğum rotanın haritaları değil, senin o hiç eskimeyen, içimi ısıtan fotoğrafın var. Güneş her batışında gökyüzünü senin saçlarının rengine boyuyor sanki. Ben yerle gök arasında mekik dokuyan bir pilot olabilirim sevgilim, ama benim asıl rotam her zaman sendin. Şimdi kilometrelerce yukarıda, güneşe en yakın yerde, kalbimin derinliklerinde hala seni taşıyorum. Biz ayrılsak da, bu gökyüzü şahidim olsun ki; sen benim ulaştığım en yüksek irtifa, asla unutamayacağım en güzel manzaram olarak kalacaksın. Dinle sevdam youtu.be/Ae7iePAUV14?si=...
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Acı ama bana kızmanı bile özledim keşke 6 ay öncesine dönebilsem
Geçmiş, anılarımızı saklayan bir hazine sandığı.” O sandığı her açtığınızda , oradaki kavgaları bile Yüreğinize basar ağlarsınız
Alıntı
Her şeyin bittiği sanıldığı yerde, Allah’ın ‘Ol’ demesi yeni bir aşk başlar. İmtihanlarla dolu şu dünyada, inancımız bizim mucizemizdir. Dünya yük, insan aciz, Allah büyük.. “Allah iman edenlerin dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır.” (Bakara, 257) ___ /Güven Taşdemir
1000Kitap
"Topal Asker" Şiirini Bilir misiniz?
Topal Asker Ey saçları “alagorsan” kesik hanım kız! Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız! Bacağımla alay etme pek topal diye. Bir sorsana o topallık bana nereden hediye ? Sen Şişli’de dans ederken her gece gündüz, Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık; Siz salonda dans ederken bizler savaştık . Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız, Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız! Olan işler dimağını azıcık yorsun! Biliyorum elbisemle eğleniyorsun; Biliyorum baldırını o kadar nazla Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla Benim bütün elbisemden... Hatta kendimden... Biliyorum: Çünkü bugün şu dünyada ben Neyim? Bir hiç... İşe güce yaramaz topal... Sen sağlamsın, senin hakkın, dünyadan zevk al: Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz
Doktor MBC soruyor
Tanıyorum seni sevseydin gelirdin, Üstünde umut yazılı gemimdin, Ne sahiller bekledim, bazı sular derindi, bazı zaman biz, bazı zaman tekildim sen her zaman tehlikeli, ben her zaman tekindim Beraber bindiğimiz her doğrudan tek indim 81'i yalan benim için tek ildin...