Aşk ancak, dışındakiler onu fark etmediğinde anlam kazanır. Aşk ancak, her yabancı, âşıkların birbirinden nefret ettiğine inandığı zaman mutludur.
Sayfa 143 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
1000Kitap
sen gene de bunu bir aşk mektubu bil...
güneş açık bir şarkıdır aklımda sen de yanımdasındır ama uzaklarda belki her şey uzakta belki yerden ve gökten belki senden ve benden belki ikimiz birlikte olmaktan yalnızlık ne zordur ne de ayıptır sen gene de bunu bir aşk mektubu bil ama bil ki biziz bu uzaklığı yapan
Sayfa 504·Kitabı okuyor
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ünlü bir şairin yazdığı her şeye ancak aptallar hayran oldular. Ben sadece kendim için okurum. Yalnızca yararlanabileceğim şeyleri severim 
Sayfa 105·Kitabı okudu
Rüya ya da gerçek gördüğüm her güzel şeyi seninle paylaşmayınca eksik kalıyorum
Biz Eski Türkiye de Mutluyduk...
Birden lise yıllarımın Floryası'nı hatırladım. Eski Türkiye'nin eski Floryası'nı... Yaz tatillerimizin bazı gecelerinde Şenlikköy'den başlayıp, tarlalar ve her türlü meyve ağaçlarının yemyeşil bir örtü gibi kucakladığı bahçelerin arasından geçerek, o zamanki adıyla Yeşilköy Havaalanı'nı çevreleyen tel örgülere çıkardık. Eski Türkiye'de terör olmadığından kimse bize, "Hey, gençler! Nereye gidiyorsunuz?" diye sormazdı. Biz de tel örgülerin hemen yanı başına uzanarak, uçakların iniş kalkışlarını izlerdik. Hele "Caravelle"lerin lastiklerinden kıvılcımlar çıkararak piste konduğu anların seyrine doyamazdık. Sonra yine aynı patikadan yürüyerek Şenlikköy'deki evlerimize dönerdik. Doğa öylesine bakirdi ki, yol boyunca önümüzden kaçışan tavşanlarla oynaşırdık. Gündüzleri de Florya plajlarının içinde kitap açılıp okunacak kadar berrak sularından çıkmazdık... O günlerin unutulmaz anıları bir film şeridi gibi gözümün önünden geçerken aklıma, değerli okurum, yazar Türkân Şanverdi Avcı'nın eski Türkiye'yi anlatan şu satırları geldi: "Günümüzün güç ve kibir sarhoşu egemenleri 'Gençlere eski Türkiye'yi anlatın,' dediklerinde yazmadan edemedim. Yaşım 41 olduğu için az çok biliyorum eski günleri çünkü. Doğru, biz çocukken, gençken, şimdiki neslin için-de bulunduğu teknolojiyi, imkânları hayal bile edemezdik. O yıllarda bize konulan yasaklar bilgisayar, tablet, telefon kullanımı değil; terli terli soğuk gazoz içmemekti mesela. Sosyal medya, mahalledeki teyzelerdi. Sansür, el âlemdi!.. Okula yürüyerek gider gelirdik, ailemizin durumu ne olursa olsun aynı semttekiler aynı devlet ilkokulunda okurlardı. Sıra arkadaşımızın dinini, kökenini falan bilmezdik. Bir tek bitlendiğimizde ayrılırdık. En pahalı, en inanılmaz karne hediyesi bisikletti. Çeşit çeşit kurslara gitmemek için değil, öğlen
Sayfa 382 - Sia Kitap, Birinci Basım Aralık 2019·Kitabı okuyor
Biyografi
Yaralanmayı kabulleniyorum ama bu yaradan doğabilecek öfkenin ruhumu bütünüyle ele geçirmesine, beni ve sevdiğim her şeyi yok etmesine izin vermiyorum.
Sayfa 38·Kitabı okuyor
Alıntı