Felsefeyle iştigalde mahzurlu olan bir diğer husus da, Batı ya körü körüne hayranlığın getirdiği bir hastalık olan; İslam tefekkürünü felsefi bir zemine oturtmaya çalışmaktır.
Rasulullah (Sav.) şöyle buyurmuştur: “Dikkat ediniz! Burada bulunanlar mutlaka burada bulunmayanlara (sözlerimi) ulaştırsın. Umulur ki ulaştırılanlardan bâzısı, işitenlerin bir kısmından o sözü daha iyi kavrayan biri oluverir.
Rasulullah (sav.) Efendimiz, herhangi bir kusur işlendiğinde o kusurlunun kalbini rencide etmemek için onu gizler ve kendisine galat-ı ru’yet (görme hatası) izafe ederek:
“-Bana ne oluyor ki sizi böyle görüyorum?!”
buyururdu.