Puan vermedi·260 syf.··
2023 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2023 08:07
Celal Şengör'ün birçok düşüncesine katılmak mümkün değil maalesef. Bunların başında ise psikologlara ve psikanalistlere karşı takındığı küçümseyici tavır geliyor. Bakınız: youtube.com/shorts/osS-V4Md... Bazı konularda fikrimiz olabilir fakat bir mesleğin uzmanlığı çok ayrı bir şeydir. Bir insan nasıl ki cerrahi tedavi alanında birkaç bilgi edinip cerrahlık yapamaz ise, bir jeolog da tutup bir psikoloğu tedavi edemez. Konuşmanın bu kısmının sallamasyon olduğu aşikar. Velev ki tedavi olmak maksadıyla gittiği bu meslek mensupları, mesleğinde yetersiz olsun. Yine de bu bireysel tecrübe ile kalkıp da; "Çocukluğunu anlat demek zirvadır, bilimsel değildir, safsatadır.." demek bilim ile örtüşen bir tutum değildir. Çünkü tekrar söylüyorum bu "bireysel" bir deneyim ve bireysel bir tecrübedir, genele indirgenemez. Kimisinde lityum değeri eksik olur kiminde ise kan tahlili ile anlaşılabilecek bulgular görünmez. Bunlara ise travma denir. Öncelikli olarak Psikiyatriste gitmek ve tahlil yaptırmak akıllıca olabilir. Çünkü travmatik bir süreci anlamak ve yorumlamak hatırı sayılır bir zaman gerektirir. Ama jelibon dağıtır gibi antidepresan dağıtmak da bazı psikiyatristlerin yanlış tedavi biçimi. Bireyi birçok yönden etkileyecek bir ilacı kullanmaktansa, psikanalistik çözümleme sürecini deneyip, rahatsızlığı doğal yöntemlerle çözmeye çalışmak çok daha faydalı olacaktır. Psikanalizin, terapinin, travmaların bilimsel olup olmadığını burda tartışmayacağım. Serbest çağrışımı, büyüdüğün evi, anne / babanı, çocukluğunu, utançlarını, korkularını... kısaca geçmişini yeni bir bakış açısıyla gözden geçirmenin faydasını ve bilimselliğini tartışmak bir akıl tutulmasıdır. Bu bir bilim alanıdır ve faydası bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Fikirlerine katılmak bir
Bilim/Felsefe
Senin Cahilliğin Benim Yaşamımı EtkiliyorCelâl Şengör · Masa Yayınları · 20233,906 okunma
Puan vermedi·559 syf.··
2022 12. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2022 22:23
Gel vatandaş gelll… Romantizm akının öncüsü ünlü yazar Victor Hugonun yazım amacına ulaşmış ölümsüz eserine gel. Hugo bu kitapta sağlam bir okuyucu kitlesine hitap ederken aynı zamanda “benim sevdiğim Paris’ime, katedralime, ve bunların yaptığım betimlemelerine dayanamayacak adamın elinde bu kitabı görmek istemiyorum” dercesine 150 sayfadan fazla bi betimleme ıstırabı sunuyor. Bunun yanında okuyan kişiye, dokunduğu kişiye infilak etkisi yaratacak bir aşkı, insanı yerine mıhlayacak bir trajediyi, gece ile gündüz kadar birbirine zıt ama ancak onlar kadar birbirine alaka karakter ve olguları ve bunların birbirlerinin yön verdiği hayatlarını, şeytana besmele çektirecek komploları, ikiyüzlülükleri,fırsat düşkünlüklerini hepsini bu kitapta yazar ayağınıza getirdi. Dağın yamacını aşan tavşan misali betimlemeler silsilesini aşan okuyucu elinde tuttuğu bu kitapta, okurken koca Paris’i kendine hayran bıraktıracak çingene melezi Esmeralde’ye hem aşık olacak hem ona kızıp uğruna göz yaşı dökecek, üretim hatası sağır Quassimoda’nın kamburundan ve çarpık ayaklarını görünce dili tutulacak, açıp kalbine bakınca kendinden utanacak, aldığı eğitimle kendini her alanda yetiştirmiş dönemin en genç başdiyakozu olan herbokolok rahip Frollonun cübbesine bakan imrenecek, beynine bakan tükürecek, kalbini gören “aman be sende üff salak” diyecek. Herkese iyi okumalar
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma