Herder ve Aydınlanma
Kendi yarattığımız bir dünyada yaşıyoruz. I Onun önemi, milliyetçilik, tarihselcilik ve Volksgeist (halk ruhu) gibi birbiriyle bağlantılı kavramların babası olmasına; klasisizme, rasyonalizme ve bilimsel yöntemin mutlak kudretine duyulan inanca karşı romantik başkaldırının önderlerinden biri sayılmasına dayanır—kısacası, Fransız philosophe’larının ve onların Alman takipçilerinin en güçlü muhaliflerinden biridir. Oysa onlar—ya da en azından en tanınmış olanları, d’Alembert, Helvétius, Holbach ve, bazı kayıtlarla, Voltaire ve Diderot, Wolff ve Reimarus—gerçekliğin, akılcı araştırmanın keşfedebileceği evrensel, zamansız, nesnel, değişmez yasalara göre düzenlendiğine inanıyorlardı. Herder ise, her etkinliğin, durumun, tarihsel dönemin ya da uygarlığın kendine özgü bir karaktere sahip olduğunu savunuyordu; öyle ki bu tür olguları tekdüze unsurların bileşimlerine indirgemeye ve onları evrensel kurallar çerçevesinde betimleyip çözümlemeye yönelik her girişim, ister doğada ister tarihte olsun, incelenen nesnenin özgül niteliğini oluşturan o hayati farklılıkları tam da ortadan kaldırma eğilimindeydi. Evrensel yasalar, mutlak ilkeler, nihai doğrular, ebedi modeller ve etik ya da estetikte, fizikte ya da matematikte değişmez ölçütler düşüncesine karşı, fiziksel doğanın incelenmesine uygun yöntem ile insanın değişen ve gelişen ruhunu anlamak için gerekli yöntem arasında köklü bir ayrım ileri sürüyordu. Toplumsal örüntüler, toplumsal gelişme ve yalnızca niceliksel değil niteliksel etkenleri de dikkate almanın yaşamsal önemi—doğa bilimlerinin kavramlarının göz ardı ettiği ya da reddettiği elle tutulamaz ve ölçülemez unsurlar—kavramlarına yeni bir canlılık kazandırdığı kabul edilir. Yaratıcı sürecin gizemleriyle—ister bireylerde ister topluluklarda olsun—yakından ilgilenerek, (bize
Felsefe
Herder: İnsanlık Tarihi Felsefesinin Ana Hatları'nı Tanıyış
Yeryüzünde çiçek açabilecek her şey, kendi zamanı ve uygun alanı içinde çiçek açmıştır; solmuş ve vakti geldiğinde yeniden çiçek açacaktır.” Uygarlıklar üzerine düşünürken en sevdiği mecazlardan birini kullanan Herder böyle söyler. Darwin öncesi Hegelci erekselciliği zaman zaman naif görünse de, aynı anda oldukça modern sayılabilecek bazı düşünceler ileri sürmesine de imkân tanır. Örneğin, köleliği ve farklı ırkların kötü muamelesini reddeder; onları kendi kavramsal şemalarımızdan süzmeden anlamaya yönelik bir çağrıda bulunur. Tüm değişimlerin genetik kaynağını fark eder ve gelecekte organizmaları genetik olarak değiştirme yeteneklerimize sahip olacağımızı öngörür. Buna karşılık, şaşırtıcı derecede çağdışı, şok edici bir şekilde tarihli de olabilir: Batı Avrupalıları, biçimi genetik olarak “dejenere” olan Afrika'dakilerin aksine, sürekli olarak “mükemmel forma" sahip olanlar olarak adlandırır. Yer yer, evrim kuramını ortaya koymanın eşiğindeymiş gibi yazarken, aynı zamanda sürekli “Yaratıcı”ya atıfta bulunur; bunun Tanrı mı yoksa doğa mı olduğu konusunda belirsizdir. Kimi zaman bir tür Lamarkçılığı kabul ediyor gibi görünür, kimi zamansa reddeder; nihayetinde de bir organizmanın biçimini değiştirme ya da “şeklini tahrif etme” (örneğin köpekten kurda dönüşme) yetisini yadsır ancak geçmişte türlerin bugün olduğu kadar ayrı olmayabileceğini kabul eder. Avrupa merkezci bakış açısını bir kenara bırakabilirsek, elimizde tarihsel ilerlemeye dair Aydınlanma dönemine özgü büyüleyici bir perspektif ile birlikte, tarihin gizemli hareketlerini anlamaya çalışan özlü kurallar ve çarpıcı özdeyişler kalır.
Felsefe
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
İçsel Bölünme
Jan, Thanner’ in içsel bölünmesini tetikleyen şey muhtemelen mezbahada yaşanan olay, diye başladı. Bu bir tür travma. Thanner’ in önceki yaşamını bilmiyoruz; kökleri nereden geliyor, gerçekten babası kim, bunlarla ilgili ekimizde veri yok. Büyük olasılıkla onun annesi büyütmüş ve baba figüründen yoksun kalmış. Ta ki bu açığını Water Harder’ le kapatana kadar. Gessing, Harder’ i kaprisli ve kaba saba biri olarak tanımlasa da bu adam Felix için çok şey ifade etmiş olmalı. Kaldı ki adam kendi oğluymuş gibi davranmış. Derken büyük bir kırılma olmuş. Felix adamın beklediği gibi çıkmamış ve çocuk, yeni babasının gözünden düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalmış. Felix bu gerçeği değiştiremeyecek kadar içli ve kırılgan biri, oysa Tatjana bunu yapabilecek durumdaymış. Çocuk doğrudan onun kimliğine bürünmüş ve Felix’ in asla yapamayacağı şeyleri ansızın yapar duruma geldiğini fark etmiş. İneği öldürmüş ve aynı gece Herder’ i ve ailesini ortadan kaldırmış. Wulf DORN OYUNBAZ Pegasus Yayınları S: 334
J.Herder
"Dayikeke baş bedela hezar mamosteyan e."
Johann Gottfried Herder.
Her hayvan kendi dünyasında erişebileceğine erişir. İnsan ise hep eksik kalır, sürekli bir oluş halindedir. İnsan olmak sonsuz bir erektir.
Johann Gottfried Herder
"Çünkü biz tüm varlığımızla bütünün yalnız küçük bir parçasıyız."
Parçalar