10/10
·840 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 00:00
Otobiyografik bir eser gözüyle yola çıkılmış 20 kitaptan 840 sayfadan oluşan büyük bir eser. Goethe’nin çocukluğu, gençliği ve orta yaşları var eserde. Bu eserle Goethe’nin ailesini, eğitim yaşamını, Genç Wertheri, şiirlerini, aşklarını, arkadaşlıklarını, etkilendiklerini Goethe’nin dilinden öğrenebiliyoruz. Dönemin Almanyası’na da fazlasıyla değinen eser sizi içine çekip sürüklüyor. Bazı eleştirmenlerce Goethe bu eserde bazı kişileri abartarak yazmış. Bu eseri okuduktan sonra muhakkak 2. Ve 3. Cilt olmalıydı diyeceksiniz. Olgunluk ve yaşlılık Çağları eserde yok. Faust eserinden birkaç kez bahsediyor, Faust’a ömrünü adamış biri olarak bu şekilde olması çok şaşırtıcı. Hayata dair birçok satır alabileceğiniz nüanslar var. Bazı bölümlerde altını çizmeye kalem yetmeyebilir. Almanya’nın eğitime bakışı, siyasi olaylar, dönem zenginlerinin yaşayışı gibi birçok şey şaşırtmaya hazır bekliyor kitabın içinde. Goethe’ye, Almanya’ya, Goethe’nin çağdaşlarına bir gram ilginiz varsa bu eser sizi etkisinde bırakacaktır. Burada değinilmesi gereken birçok önemli isim var bana göre ilk ne Shakespeare ne Herder ne de Schiller… Babası inanılmaz bir olay ki zayıf yönlerine, edebiyata bakışına da eserde yer verilmiş. Bence Goethe’nin Goethe olmasının en büyük etkeni babası(Johann Caspar Goethe). Bir adam düşünün evde 2000 ciltlik bir kütüphanesi var o dönem için inanılmaz bir arşiv. Hukukçu, Kraliyet Danışmanı, iki doktora ünvanına sahip, yazar… Birçok ünvana ve yetkinliğe sahip bir adam. Evde çocuklarına dans dersleri, matematik, dil dersleri verebilecek kadar da bilgili… Annesi ünlü bir oyun yazarı. Edebiyata bakışından şaşırdığım bir şey de şuydu Şiir, oyun vd. Başka dillere çevrilirken düz yazı formatında olması gerekiyor demesi. Goethe’nin yaşamından en önemli şeyler; merak, ilgi,
Yaşamımdan Şiir ve HakikatJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2015192 okunma
8/10
·264 syf.··
2018 35. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2018 00:00
Sanatın Gerekliliği, yazarı Ernst Fischer, ön sözünü John Berger, çevirmeni Shakespeare’i en iyi çeviren Cevat Çapan ve son olarak bir sanat kitabı olması sebebiyle, devlerin buluştuğu bir metni okumamak asla olmazdı. Fischer, sanatın ilkel çağlarda, insanın başka nesneler ve varlıklar üzerinde tahakküm kurulabilmesi için büyüye başvurmasıyla başladığını öne sürer. Öncelikle, küçük aletlerle sanat işlevini bir gereksinim olmasından ötürü “balta” imgesini geliştirmiştir. Tam bu sırada, insan somut sanattan nesneyi veya objeyi soyutlamak adına, tek bir aracın benzerini yaparak onu soyutlama yoluna gitmiştir. Taklit böylelikle başlamıştır. Sanat ve insan yaşamı için önemli bir diğer etkense “dil”dir. Burada, Herder, Humboldt’tan örnek veriyor. Dilde insanın ilk olarak bilinçli açıdan olmasa da ortaya çıkarmış olduğu ilk kavram “balta”dır. Bachofen ve Morgan’ın buluşlarının öncülük ettiği Marx ve Engels, sınıflı toplumun Eski Yunan’da ortaya çıktığını öne sürdü. Bu ikilinin teorilerine göre, Antik Yunan’daki sanatında bu ast-üst şekline göre çizildiğiydi. Aynı zamanda, ticaret öncelikle karşılıklı armağanlarla belirdi. Kapitalizmin her şeyi meta çevirmesi sonucu, sanatın görünürlüğü ve ticaret konusu olarak belirmesi çok uzun sürmedi. Sanatın öncelikle para getirmediği süreç, Rönesans’la beraber değişti. Romantizmin doğuşu, klasizme karşı olmuştur. Romantikçiler, burjuva topluluğundan nefret etmiştir. Bu akım, buhran ve savaş dönemlerinde, farklı coğrafyalara açılmayı hayal eden, ulus ötesi bir akımdı. Şiir sanatında, Baudelaire’in karamsar kişiliği ve vitrin insanının resmedişi, lirik şiirin başka türlülerini ortaya çıkardı. Bu çıtaya, tekrar ancak Rimbaud zamanında varılacaktı. İnsanı tuvalin kenarına kaydıran ve manzarayı, nesneleri merkeze alan empresyonizm, 19. yy’ın
Sanatın GerekliliğiErnst Fischer · Sözcükler Yayınları · 2012248 okunma
Reklam
Anı
10/10
·353 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 16:06
Yazar sondan başlıyor bu akıcı ve bir o kadar renkli anı kitabında yaşlılığın kötü olmadığını tam tersine cinsel güdülerden arınmış birinin kendini okumaya, düşünmeye ve karşı cinse mahkum olmaktan kurtardığını anlatıyor, yazarın evliliği kısa sürüyor ve yalnız yaşamaktan hoşlanıyor, çocukken yediğini kusan biriyken daha sonra boğazına oldukça düşkün biri haline geliyor, annesi oldukça güzel ve zeki ama talih yazarın yanında olduğu için yazar ülkenin en bilindik İngiliz Dili ve edebiyatı uzmanı oluyor, yazar babasına benziyor üvey babası Falih Rıfkı annesi de eğitimli ve kitap okuyan biri haliyle hem kitaplarla hem de yabancı dillerle haşır neşir olarak büyüyen biri sonunda isteğiyle akademisyen oluyor yazar herkese mutlaka sevdikleri işi yapmalarını aza çoğa bakmamalarını mesela kendi işini bedava yapabilecekken bir de üstüne para almasının kendisini inanılmaz mutlu ettiğini anlatıyor, Atatürkle dans eden yazar Atatürk'ün ellerinin gördüğü en güzel erkek elleri olduğunu söylüyor ve koyu bir Kemalist ayrıca Atatürkü seven herkesin mutlaka kendisine Kemalistim demesini çünkü Atatürkçü kavramının sulandığını Atatürkü sevenin de çıkarı için kullananın da kendisini Atatürkçü olarak lanse ettiğini anlatıyor, İkinci Dünya Savaşı'nda Fransa'da olan yazar Nazi işgali dolayısıyla kaçmak zorunda kalıyor, yazarlara dair anıları da ilginç mesela büyük şair Yahya Kemal'in pinti ve yüzsüz olduğunu, Ahmet Haşimin kendisini çirkin bulmasına karşın son derece etkili konuşup inanılmaz bilgisiyle görüntüsünü unutturduğunu anlatıyor, Sait Faikin inanılmaz bir hikaye yazarı olduğunu biseksüel (yani her iki cinse de ilgi duyan) eğilimleri olduğunu ve bu konuda yapılan şakalara Sait Faikin çok sinirlendiğini Sait Faikin kıskançlığın kötülüğünden söz edip kendi eşine baktılar diye kavga
Edebiyat
Bir Dinozorun AnılarıMina Urgan · Yapı Kredi Yayınları · 202214,3bin okunma
Irk Kavramını Kim İcat Etti?
6/10
·186 syf.··
2025 40. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 22:59
Irk kavramının kimler tarafından nasıl ortaya çıkarıldığını anlatan bir araştırma. John Locke , Immanuel Kant ve Georg Wilhelm Friedrich Hegel gibi felsefenin babaları sayılabilecek düşünürlerden beklenemeyecek yaklaşımlar okuyup şaşıracaksınız. Mesela Immanuel Kant Güzellik ve Yücelik Duyguları Üzerine Gözlemler ’de bakın ne demiş: “…birisinin baştan aşağı kara olduğu gerçeğinin onun aptal olması için açık bir kanıt olduğu” “Irkların kaynaştırılması önerilmeli mi? Irklar birbiri içinde erimezler ve eritilmemelidirler. Beyazlar alçalırlar. Çünkü her ırk Avrupalıların geleneklerine ve ahlaki değerlerine uyum sağlayamazlar.” Georg Wilhelm Friedrich Hegel ’in görüşleri de Immanuel Kant ile paralellik göstermekte. Dünya Tarihi Üstüne Dersler’de Afrikalıları yargı önüne çıkararak onları barbar, yamyam, zihinleri fetişlerle dolu, bir tarihten ve özgürlük bilincinden yoksun insanlar olarak yargılamıştır. Sanırım Hitler’in neden Almanya’dan çıktığını anlamaya başlıyorum… Tabi tüm düşünürler aynı fikirde değil. Herder gibi farklı ırklara ve kültürlere saygı gösteren insanlar da var. Sonuç olarak bu kitap beklediğim gibi çıkmadı. Irk ve ırkçılık kavramı çok dar bir zemine oturtulmuş. Sadece siyahlar beyaz üzerinden tespitlerde bulunulmuş. Dolayıyla eksik bir çalışma olarak tanımlayabilirim. Kesinlikle daha iyi yazılabilirdi.
Felsefe
Irk Kavramını Kim İcat Etti?Robert Bernasconi · Metis Yayıncılık · 2018253 okunma
5)
Puan vermedi·42 syf.··
2025 5. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2025 09:36
Selamlar sevgili kitap dostları! Bugün size okuduğum “Geceye Övgüler” kitabından ve kitabın yazarı “Novalis” den bahsedeceğim. İlk önce yazarımızdan bahsedelim. Yazarımız varlıklı aileden gelmiştir. Hep özel hocaları olmuştur. Bu özel hocalarından birisiyle ilerideki üniversite hayatında da karşılaşacaktır. Üniversitede hukuk okumuş ve Schiller ile tanışmıştır. Schiller’ın hastalık döneminde Goethe, Herder ve Jean Paul ile tanışmıştır. Okuldan sonra aşık olmuş ve nişanlanmıştır fakat bu nişan kısa sürmüştür çünkü nişanlısı nişanlandıktan sonra vefat etmiştir. Bu vefat yazarımızı derinden etkilemiştir. Tekrar başka biriyle denemek için nişanlanmış fakat bu sefer kendi ömrü yetmemiştir. Novalis hastalığı veremden dolayı yirmi dokuz yaşında vefat etmiştir. Yani bu kısa hayatına dolu dolu eserler bırakmış diyebilirim. Kitabı beğendim fakat benim gibi artık ben düzenli bir şekilde kitap okumak istiyorum, ilk kitabımda bu olsun derseniz hata edersiniz. Ben çapraz kitap okuma ile başlamasaydım bu kitabı yarım bırakırdım. Kırk iki sayfa deyip geçmeyin çok yoğun betimleri vardı bence ama anlayana müthişti. Size gece ile gündüzün eşsiz betimlemelerini gözler önüne serer. Kitapla ilgili daha fazla şey söylemem doğru olmaz zaten kısa bir kitap. Son olarak kitabı almadan araştırıp, incelemenizi kesinlikle tavsiye edip kaçıyorum. Geceye Övgüler Novalis
Edebiyat
Geceye ÖvgülerNovalis · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20252,689 okunma
Puan vermedi·112 syf.·
2025 495. kitabı
Her sanatçının öncelemek istediği, nesneye bağlı bir amacı vardır. Bir heykeltraş varlığın kaçıp giden görüntüsünü üç boyut içinde dondurmak, devinimlerin düzensizliğini bir biçeme getirmek için çabalar. Bir müziksever ruhsal coşkuyu kımıldatmak peşindedir. Bunu yaparken doğanın senfonilerini gönül kulağıyla dinler. Zira doğa hiçbir zaman sessiz değildir. Susuşu bile hep aynı notaları mırıldanır. Edebiyatçı dünyayı en içteki arzusuna göre yeniden şekillendirir. Fakat hiçbir sanatçı -gerçeği yadsısa da- gerçeksiz edemez Schiller, “güzellik” kavramının değerini incelediği eserinde, bölünmüşlüğün ancak sanat aracılığıyla ortadan kalkacağını savunur. Çünkü sanat kişiyi özgürleştirir. "1802 yılında soyluluk unvanı almış bir şair, filozof, tarihçi ve en önemli Alman dram yazarıdır. Yazdığı çoğu tiyatro eseri Alman tiyatrosunda başyapıt niteliğindedir. Schiller doğa tasvirli şiirlerin şairi olarak da gayet başarılı olmuştur, ancak asıl alanı düşünsel/didaktik şiirdir, çoğu yazara ilham olmuştur ve dramatik şiirleri en sevilen Alman balatları arasındadır." Schiller neyin temsilcisi? Schiller doğa tasvirli şiirlerin şairi olarak da gayet başarılı olmuştur, ancak asıl alanı düşünsel/didaktik şiirdir, çoğu yazara ilham olmuştur ve dramatik şiirleri en sevilen Alman balatları arasındadır. Schiller; Wieland, Herder ve Goethe ile Weimar Klasiğinin en önemli dört yazarından biridir. Ünlü Alman filozof’u Friedrich Schiller ’in estetik üzerine yazdığı mektupların yeni bir tercümesi. Keyıfle okuyun Estetik Üzerine
Anı mektup günlük edebiyat felsefe düşünce
Estetik ÜzerineFriedrich Schiller · Kaknüs Yayınları · 1999109 okunma
Reklam
Reklam