“Aşk ve sevgisiz evlenen geçinebilirse aşk olsun!”
“Galiba beynim kabına sığmak istemiyor, dışarı fırlamak istiyor. Mümkün olsa da şunu çıkarıp atsam ne iyi olurdu.”
Türk edebiyatının ilk tiyatro eseri olan Şair evlenmesi, görücü usulunun olumsuzluklarına ve 19. Yüzyılın toplumsal kültüründen Şinasi’nin kendi gülünç mizacı ile bahseder. Kısa, bir perdelik olan bu eserin konusu ise şöyledir:
Batılı bir tarza sahip şair Müştak Bey, Kumru Hanım’a aşık olur ve hemen evlenmek için yengelerinden yardım ister. Bu yardımın sonucunda ise evlenirler ama nikah sonrasında bir bakar ki evlendiği kişi Kumru Hanım değil. Onun çirkin ve yaşlı (Müştak Bey’e göre) ablası. Ayılır bayılır ama bir şekilde ayrılıp Kumru Hanım ile evlenir. Bizde bu evliliğin hayır mı şer mi olduğunu hep birlikte okuruz.
Bu kitap (okuduğum yazılara göre) Moliere’den ve Fransız edebiyatından etkilenmiş hatta Dolmabahçe Saray’ında oynandığı da söylenmektedir.
Kitabın konusu çok güzeldi ve güldürücüydü. Okuduğum ikinci tiyatro kitabıydı ve beğendim. Böyle okuma alışkanlığınız düşmüşse okuyabileceğiniz, şans verebileceğiniz bir kitaptı. Tavsiye ederim… :) Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi
Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202520,4bin okunma
“Kıymet bilmez yar elinde zay oldum…”
Müslüman bir ailenin oğlu olan Kerem, Ermeni keşişin kızı olan Aslı'ya tutulur fakat keşiş kızını bir Müslümana vermek istemez. Bu nedenle kızını kaçırır. Diyar diyar gezen baba ve kız, arkalarında aşkından ölen Kerem'i bilmez. Kerem ise onları kovalar durur. Durduğu yerlerde de mani tarzı şiirlerle esnafı ve orada yaşayan vatandaşları etkiler.
Koskoca Kerem ile Aslının aşkını duymayan yoktur. En az bir Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin aşkı kadardır. Aşkından her şeyi göze alma düşüncesi çok saçma bir fikir olsa da böyle kitapları okuyunca hoşuma gitmiyor değil. En azından okumak eğlenceli, yaşamak değil...
Kerem ile AslıAnonim
Kerem ile AslıAnonim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20193,069 okunma
“İnsanlar işlerine gelmeyen gerçekleri sevmezler.”
"Ama hiçbir zincir en zayıf halkasından daha sağlam değildir."
Meşhur dedektif Sherlock Holmes! Zekası, hızlı düşünürlüğü ve ileri görüşlülüğü (ve birazcık sosyopatlığı) sayesinde olayları çabucak çözen bir dedektiftir. Yanında ise yol arkadaşı Dr. Watson daima bulunur. Aslında bu kitapta Sherlock ve Watson'a odaklanmamışlardı. Kitap iki bölümden oluşuyordu. İlkinde bir cinayetin çözümü, ikinci bölümünde ise bir takım geçmişi okuyoruz. Tabii ki çok şaşırdığım tam Sherlock Holmes'ün kitabı diyeceğim yerler oldu fakat inanılmaz etkisinde kalmadım. Bu sanırım fazla gizemli vaka incelememden kaynaklanan bir şey :D Yine de Sherlock Holmes'ün yeri benim için apayrıdır. Dizisi ve filmi de aynı şekilde. Şiddetle (gerçek anlamında değil:)) tavsiye ederim. Tabi eğer cinayet, gizem çözme, davaları seviyorsanız.
Mesleğinde ilk başlarda çok başarılı sayılmazdı; odasında hasta beklerken tekrar hikâyeler yazmaya başladı. İlk önemli eseri, 1887 yılında "Beeton's Christmas Annual"da basılmış olan "Kızıl Dosya" isimli hikâyeydi. Bu hikâye Sherlock Holmes'un ilk kez göründüğü hikâye olma özelliğini taşımaktadır ve karakter kısmen üniversitedeki profesörlerinden bir tanesi olan Joseph Bell'e benzemektedir. Sherlock Holmes'un göründüğü diğer hikâyeler Strand isimli dergide basılacaktı. Garip bir şekilde, İngiliz yazar Rudyard Kipling de başarılarından ötürü Conan Doyle'u kutladı ve "Acaba bu karakter arkadaşım Joe olabilir mi?" diye sordu. Joseph Bell'e olan benzerlik gözünden kaçmamıştı. Fakat Sherlock Holmes için, Bell'den çok, Edgar Allan Poe'nun karakteri C. Auguste Dupin'i model almıştı. (kaynak:wikipedia)
Keyifli ve kanlı okumalar :)) Korku Vadisi - Sherlock HolmesArthur Conan Doyle