İnsanoğlunun enbüyük sırrı beynidir.beynin çalışma biçimi ve kapasitesi tam olarak bilinmemektedir.Genlerimizden gelen bilgiler,duyularımızla algıladıklarımız,deneyimlerle öğrendiğimiz milyonlarca bilginin ne kadarının farkındayız? Duyduğumuz,gördüğümüz,hissetiğimiz,tattığımız,dokunarak farkına vardığımız bilgilerden sıkça kullanmadıklarımız nerede duruyor? Zihnimiz bunların ne kadarını siliyor,ne kadarını depoluyor? İşte büyük bulmaca..
Hergün bir yerden göçmek ne iyi
Hergün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan donmadan akmak ne hoş
Dünle beraber gitti cancağızım
Ne kadar söz varsa düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.
Mevlana Celaleddin Rumi
Janus kitabında İnsan evriminin bir yerde takıldığını öne süren Arthur Koestler haklıydı galiba. Hiçbir ana çocuğunu doğurduğunda Onun bir gün öldürülebileceğini düşünmüyordu. Her insan, yaşlanacağını ve hayatını doğal bir ölümle sonlandıralacağını sanıyordu ama yüz milyonlarcası başka insanlar tarafından öldürülüyordu. Sadece ikinci Savaşta elli milyon insanın canına mal olmuştu. Hem de dünyanın en Uygar yerinde..