Birtakım şeyler kırılır, bazen kırılanlar onarılır, fakat çoğu durumda fark edersin ki kırılan ne olursa olsun hayat o kaybı telafi etmek için yeniden şekillenir, bazen de muhteşem olur bu şekilleniş.
Üzücü gerçek, kumsalda yürürken bir sepet dolusu yengeci olan bir balıkçıyla karşılaşan adamın öyküsünde çarpıcı şekilde anlatılır. Adam balıkçıya, “sepetin üzerini bir kapakla kapatmalısın yoksa yengeçler çıkıp gider.” der. “Hiç gerek yok,” der yaşlı balıkçı. “Buna gerek kalmıyor. Ne zaman yengeçlerden biri dışarı çıkmak için sepetin kenarına tırmansa diğer yengeçler uzanıp onu tutar ve aşağı çeker. Yani kapağa gerek yok.”