Onu denize benzetiyordum, bir an sakin güneşli bir koy öbür an kasırgalarla estiği bir okyanus! Bizlerde o kasırgaya tutulmuş tekneler gibi neye uğradığımızı şaşırıyorduk.
Vonnegut’un, her zaman kulak arkası ettiğim bir başka öğüdünde söylediği gibi: “ işler yolunda gittiğinde bir durun ve yüksek sesle, ‘daha ne olsun?’ Demeyi unutmayın.”