Uzun bir süredir içinde debelendiğim bir kitabı daha bitirdim. Kitabın incelemesine başlamadan önce uyarmak istediğim bir konu var. Aşk uğruna bir ömrün yitip gitmesini haklı olarak görüyorsanız bu
Galiba benim gibi düşünüyorsunuz . Tamam aşk çok ulvi birşey ama birçok kitapta sevmeyi seven yazarlar için aşk sanılıp o kadar basitleştirilmiş ki bence ...
Muazzez ilmiye Çığ’ın “başörtüsünün kökeni fahişelerden geliyor” yalanı, sorgulanmadan birileri tarafından kaynak olarak kullanılıyor. İddiasına göre, başörtüsünü Mezopotamya’da sadece tapınak fahişeleri örtebilirdi. Tapınak fahişeleri kralla yatarlardı ve kutsaldılar. Başörtüsü örtmek normal halk için yasaktı. Sadece tapınak fahişelerine özgüydü. Kısaca başörtüsünün aslında fahişe geleneği olduğu algısı uyandırarak başörtüsüne ve başörtülülere ağır hakaret ediyor. Son yazımızda bu yazarın nasıl yalanlar söylediğini neleri çarpıttığını gösterdik. Yazının linki: bilimveyaratilisagaci.com/2020/08/basortu...
Sizinki cehalet. Üzgünüm ama ben size cahil bu konuşulmaz diye düşünerek konuyu kapatmıştım ancak bu cahilliğin cezalandırılması lazım gerçekten. Bu kadar cahil olmak ayıp sayılmalı.
Lev Nikolayeviç Tolstoy " İvan İlyiç'in Ölümü " isimli eserinde, İvan İlyiç isimli kahramanın hazin öyküsüne değinerek, aslında insanoğlunun acınası ve dramatik yaşamını gözler önüne