Ne zaman Mütareke dönemi ile ilgili ya da fonda Mütareke dönemi olan bir roman, tarihi bir kitap okusam aklıma Halide Nusret Zorlutuna’nın kendisini meşhur eden “Git Bahar” şiiri gelir. Bu şiir 1919 yılında işgal atındaki İstanbul’a gelen bahara yazılmıştır.
“Git, git bahar, uzaklarda gül,
Denize renginden bırak hediye
Ufuklarda gezin, semaya süzül
Kalbime sokulma peymane diye,
Gördüklerim kandil…Peymane değil.”
Yazımın bu girişiyle elbette anlamışsınızdır, romanın hangi dönemi işlediğini. Roman,Mütareke yıllarında işgal altındaki İstanbul’u ve düşmanla işbirlikçi kesimi işler. Tanzimattan sonra oluşan bu kesimin yozlaşan değerlerini, alafrangalığa düşkünlüğünü, işbirlikçi burjuvaziyi yansıtır. Roman, Türklerin mallarının sahiplenildiği, Milli Mücadele hareketini gözlemlemek için ve ihbar şebekelerinin kurulduğu, Türklerin evlerine girip evlerine el konulduğu Mütareke Dönemini anlatırken, düşmanla kurdukları işbirliğiyle dönemin bazı kesiminin yapısını anlamak adına önem taşır.
Roman sosyolojik tespitlerde bulunur. İşgal altındaki ise İstanbul’un fotoğrafını çeken roman, sonlara doğru kurtuluş mücadelesinin başlamasına yönelir. Yazar, Sürgün romanında 2. Abdülhamid dönemini, Kiralık Konak romanında1. Dünya Savaşı dönemini, Hüküm Gecesi romanın da Meşrutiyet dönemini işlerken, Sodom Ve Gomore romanında Mütareke dönemini, Yaban Romanındaysa Kurtuluş Savaşı dönemini , Ankara romanında cumhuriyetin ilk on yılını işler. Sodom ve Gomore romanında Mütareke döneminin bozukluğu yansıtılır.
Romanın her bölümü genelde Eski Ahit’ten bir bölümle başlar.
Yazar en büyük psikolojik denemelerini romanları arasında Sodom ve Gomore ile Yaban’da yapar.Necdet’in Leyla’ya karşı olan duygularını ve birçok konudaki eylemsizliği psikolojik derinliklerle işlenir. Necdet, yazarın diğer