8/10
·154 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 18:05
Benim için bu kitapta, Shakespeare'in kalemi gerçekten ayrı bir yerde durmaktaydı.Beatrice ve Benedick'in birbirinden nefret ediyormuş gibi yapıp aslında delicesine aşık olduklarını fark etmeleri, günümüzde sosyal medyada ve televizyonda yaşanan o "birbirinden nefret eden iki insan" dinamiğinden hiç farklı gelmedi.Aksine dikkatimi çekti. Güçlü ve keskin zekâlarıyla birbirleriyle sürekli didişen bu iki karakter, bugünün dünyasındaki bir genç için son derece tanıdık hissettirdi. Öte yandan Don John'un yalanıyla masum Hero'nun düğün günü alenen rezil edilmesi ise ne yazık ki üzücüydü. Ve bu durum daha ağır bir gerçeği yansıtmış gibiydi:Cinsiyet ayrımcılığı.Bir kadına yapılan iftira, somut kanıt bile aranmadan hemen inanıldı. Bu, yüzyıllar geçmiş ama bazı şeyler pek değişmemiş dedirtiyor insana. Bütün bu entrikanın sonunda suç ve masumiyet ortaya çıkınca hem rahatlamış hem de o "yüzyıllar önceki bu saçmalıklara hâlâ daha aşinayız" duygusuyla üzülmek arasında bir yerlerdeydim.
Kuru GürültüWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20192,326 okunma
Fena değildi...Ama yazarı desteklemek istemiyorum
7/10
·512 syf.··
2026 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 23:22
Şimdi bu inceleme sadece seri değil yazar hakkında ki yorumlarımı da içerecek öncelikle bunu söyleyeyim, ilk olarak normal kitabı eleştireceğim sonra da yazara geleceğim Bu kitabın yazımı ilk kitaptan iyiydi, ilk kitapta karakterler arası diyologlar ilişkiler çok çok yüzeyseldi bu kitapta bu baya gelişmişti. İlk kitapta beni sıkmıştı hem bazı yerlerde çok bunalmıştım, bu kitapta da yine sıkıldım ama yine hani ilk kitaba nazaran bu kitabın daha akıcı ve daha heyecanlı ilerlediğini söyleyebilirim. Yine kitabın işleyişi çok klişe ve çok tahmin edilebilirdi. Hani olan herşeyi en başından biliyordum ve Asilin ne halt olduğu, Kunter ile kızın ilişkisindeki o bağlam kitabın hatta serinin en başından beri çok çok tahmin edilebilir bir durumdaydı. Açıkçası hiç şaşırmadım. Ama diyebilirim ki olay bazında çok büyük gelişme vardı hani o ilk kitapta ki işleyişle ve kurguyla ilgili o amatörlük bir tık daha gitmişti. Bu kitapta beni şaşırttan ve bir tık daha ilk kitaba göre beğenmemi sağlayan husus karakterlerin gelişimi ve yapabileceklerinin sınırının olmamasıydı. Burayı karakterler bazlı gideceğim Açıkçası ilk kitapta Kunter'in yazımını çok beğenmiştim hani tam bir anti-hero havası veriyordu ve karakterin yazımından da umutluydum. Bu kitapta karakterin geçmişine iniyoruz ve daha çok tanımaya başlıyoruz. Ve açıkçası bana bu tanıma süreci, ya aslında o kötü değil kötü olmak zorunda kaldı klişesini işleyişi bakımından biraz sönük geldi. Tabiki karakterin belli bir şeylerden tetiklediği, ancak ben biraz daha burada şeyi bekliyordum karakterden evet ben bunları yaptım ama bunları seçmek de benim kararımdı gibisinden bir itiraf ve gerçekçilik yani yaptığı kötülükleri bir tık daha sahiplenmesi o istemiştim. İkinci şikayetim ise Kunter bize kitap boyu her şeyi tir tir titreten
Veyl 2 - Şeytanın YancısıFatma Şamata · Artemis Yayınları · 2025124 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İLKK MANGA YORUMUUU!!!
Puan vermedi·162 syf.··
2026 84. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 23:13
Merabaaa 1k ya hiç manga yorumu atmamışım( okuduğum 5. manga fln). Burayı daha aktif kullanmayı hedefliyorum ama üşeniyorum ya da unutuyorum. Amaa bundan sonra aktif kullanıcam kendime güveniyorumm. Başlayalım yoruma Horimiya, Vol. 1 Horimiya, Vol. 2 bu ciltlerini ele alarak yorumumu yapacağımm. Öncelikle 17 cilt bir hikaye. Konusu Horu adında bir kızımız var kızımız lise öğrencisi, herkes tarafından sevilen, düzenli ve tatlı bir kız. Bir de ana erkek karakterimiz Miyamura var. Miyamura ve Hori tesadüfen karşılaşıyorlar ve aslında aynı sınıfta olduklarınıve ikisininde aslında bilmediği yönlerinin olduğunu anlarlar. Bencee kitap tam bir çıtır çerezz. Romantik okumak istersiniz kısa olan tatlı olsun derseniz öneririm. Ama ben daha çok amine den bahsetmek istiyorum. Bugün 2. sezonu çıktı. Yakın zamanda 1. sezonu izleyip mangasından daha çok beğenmiştim. Anime nedense daha komik ve eğlenceli gelmişti. Genel olarak beğendiğim bir hikayeydi ama beğenmediğim kısımlar da var. Animenin ilk bölümleri gerçekten harikaydı ama sonlara doğru daha az sevmeye başladım. İlk tanıştıkları zamanlar daha samimi gelmişlerdi. Bir diğer sebep de "O benim" " bana ait " tarzı ifadeler vardı. Heme erkeklere hem de kadınlara karşı. Ben bu tarz kullanımları çok sevmiyorum ve beni bir yerde rahtsız etti. Kısaca çıtır çerez, bazı zamanlar komik ve akıcıydı. Yarın mutlaka devam sezonuna da başlarım. Benim hem manga hem de anime olarak önerilerimdedirr.
Horimiya, Vol. 1Hero · Yen Press · 2016933 okunma
Puan vermedi·280 syf.··
2026 16. kitabı
Reading witcher in english is fascinating. Even though its translated directly from Polish, English sometimes flattens the raw, gritty Slavic wit, but the dark atmosphere still punches through. I love how this book tears down pretty fairy tales. It shows a magical world ruined by ugly human realities such as injustice, racism, and violence. It proves that no matter the universe, human nature always brings the same disgusting problems. Since I’ve played all the games, I didn't have to build this world from scratch. I felt like I was returning home, totally immersed from page one. Plus, every character is so distinct you instantly adopt them. Dandelion, especially, is brilliant, his dramatic bard energy perfectly balances the grim reality. The core of the book for me is Geralt. He acts like a heartless mutant who only kills for coin, forcing himself to believe he has no feelings because society expects him to be cold. But underneath, he is incredibly soft hearted. I related to him deeply. People often call me emotionless too. But I know how much I actually care. When it matters, sometimes I act way more thoughtful and genuinely considerate than the people who constantly brag about how sensitive they are. Like Geralt, being guarded doesn't mean you don't feel. Some dislike that this is just a collection of scattered short stories, but I think it’s the perfect, low pressure gateway into the universe. It’s a fun, easy read that makes you feel both the darkness of the world and the hidden warmth of its hero.
The Last WishAndrzej Sapkowski · Gollancz · 20204,285 okunma
Tehlikeli şeyleri dekor olarak kullanan Wattpad estetiği.
Puan vermedi
Darkrom kitaplarını incelemeye başladım ve zamanında en popüler olanlardan biriyle başlamak istedim. Her kitaptan da en problematik alıntıyı seçiyorum, bu kitabın en problematik alıntısı da son da yer alacak.---- Kitap, yüzeyde etkili bir mafia romance formülüne sahip: yasak arzu, aile baskısı, güçlü erkek karakter, “iyi kız” imajının çatlaması ve sürekli yükselen cinsel gerilim. Danielle Lori’nin kitabı okunabilir kılan şeyi inkâr etmek haksızlık olur; Nico ve Elena arasındaki bakışmalar, yaklaşmalar, kesilen konuşmalar ve “olmaması gereken” çekim hissi türün istediği bağımlılık etkisini veriyor. Ancak kitabın problemi de tam burada başlıyor: Roman, güçlü olduğu şeyi —cinsel gerilimi— ahlaki ve psikolojik tutarlılığın önüne koyuyor. Nico Russo, klasik possessive mafia hero olarak yazılmış. Tehlikeli, kontrolcü, kıskanç, dominant ve duygularını şiddetle ifade eden bir erkek. Fakat roman onun karanlığını gerçek bir karakter problemi olarak incelemek yerine çoğu zaman çekicilik unsuru haline getiriyor. Nico’nun Elena üzerindeki sahiplenici dili, tehditleri ve kıyafet/beden üzerinden kurduğu kontrol, metinde yeterince sorgulanmadığı için “romantik yoğunluk” gibi sunuluyor. “Because you were mine” cümlesi bunun en açık örneği. Bu söz, ilk okumada tutkulu bir aşk ilanı gibi durabilir; fakat aslında kadını özne değil, mülk olarak konumlandırır. Nico, Elena’yı koruduğunu değil, ona sahip olduğunu söyler. Aradaki fark, kitabın bütün problematik erkeklik modelini açığa çıkarır. Elena’nın karakterizasyonu da bu yapıyı güçlendirir. Roman onu “Sweet Abelli” olarak kurar: güzel, uyumlu, nazik, aile içinde doğru cevabı veren, mafia dünyasının iyi kızı. Bu imajın kırılması ilginç bir karakter gelişimi yaratabilirdi. Elena kendi arzularını, öfkesini ve ahlaki sınırlarını
En Tatlı KaçışDanielle Lori · Martı Yayınları · 20223,594 okunma
7/10
·448 syf.··
2026 48. kitabı
·
109 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 19:50
Kendince etik kuralları olan, insanların aklına gelmeyecek yollarla hırsızlık yapan ve aynı zamanda her ortama uygun farklı isimleriyle gizemleri çözerek zorda olanlara yardım eden, yakalanamaz Arsen Lupen. Kitabın ilk bölümünde birden fazla hikaye var, ikinci bölümünde ise tek bir hikaye derinlemesine anlatılıyor. Karakterlerin hepsini tanımak 20 sayfada okuyup geçmekten çok daha keyif vericiydi bence. Hikayenin sonu da beklemediğim bir şekilde romantik bitti, bir sonraki kitapta kaldığı yerden mi devam edecek merak ediyorum. Yazım dili alengirli olmadığı için biraz tekdüze ve temposu hikayelerin hak ettiği kadar hızlı olmasa da okuması keyifliydi. Bazı yerlerde çok lafı dolandırıyormuş gibi hissettirdiği oldu ama Arsen Lupen'in adeta anti-hero Sherlock Holmes olarak yazılışı çok hoş. İngiltere'nin ünlü dedektifi Herlock Sholmes'u bile zekasıyla alt etti ve hırsızlığını dedektifin gözlerine bakarak yaptı. Akademik bir atışma okuyor gibiydim yalan yok. Genel olarak güzeldi, gizem ve suç sevenler beğenecektir diye düşünüyorum. İyi okumalar
Arsen Lüpen - Kibar HırsızMaurice Leblanc · Dokuz Yayınları · 20216,3bin okunma