Diyebilirim ki bazen, Zenci Köleliği denen bu yabancı ve berbat esaret biçimini, hem Kuzey'i hem de Güney'i esir eden pek çok hevesli ve kurnaz efendiyi kabul edebilecek kadar sersem olmamıza hayret ediyorum. Kuzeyli bir amire bağlı çalışmak kötü, Güneyli bir amire bağlı çalışmak daha da kötü , fakat en kötüsü insanın kendi kendisine amirlik taslayıp köle gibi çalıştırması. Bir de insanın kutsallığından bahsederler! Yoldaki yük arabacısına, gece gündüz pazara mal taşıyana bakın, kutsallıktan payını almış mı? En ulvi görevi atlarını besleyip onlara su vermek! Taşımacılıktan ettiği kar düşünüldüğünde bu adamın kaderinin bir anlamı var mıdır?..Nasıl suspus olup sinsice davrandığına, gün boyu nasıl içten içe korktuğuna bir bakın, bu adam ne ilahi ne de ölümsüzdür, kendi eylemlerinin sonucunda kazandığı şöhretle kendi düşüncelerinin kölesi ve mahkumu olmuştur. Kendi düşüncelerimiz, diğerlerinin düşüncelerine nazaran çok daha zalimanedir. Kişi kendisi hakkında ne düşünürse kaderini belirleyen ya da gösteren odur.