hesna

hesna
30 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
10/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2021 13:33
Selam! William Shakespeare'den okuduğum ilk eser Hamlet. 400 küsür sene önce yazılmış olmasına rağmen etkileyiciliğinden hiçbir şey kaybetmemiş, benim de hayranlıkla ve heyecanla okuduğum sürükleyici bir başyapıt. Kitabı bitirdikten sonra şimdiye kadar neden hiç Shakespeare okumadığımı sorguladım Belki birçoğunuz biliyordur ama yine de konudan biraz bahsedeyim. Danimarka Kralının oğlu olan Hamlet babasını kaybeder ve tahtı amcası devralır. Babasının acısı henüz çok taze olan ana karakterimiz annesi ile amcasının evleneceğini de öğrenince büsbütün yıkılır ve bunalıma girer. Bu bunalım halinde babasının hayaletini gören Hamlet, hayaletten öğrendikleri sonucunda intikam almak isteyecektir. #kitapyorumum Bitmesini istemediğim ve soluksuz okuduğum eserler arasında çoktan yerini aldı bile Hamlet. Normalde tiyatro türündeki okumalarımda karakterlerin ismini çok karıştırırım ve kitabın yarısına kadar kimin kim olduğunu tespit etmeye çalışırım Hamlet'te karakter fazla olmasına rağmen bu karmaşayı yaşamadım. Okumam süresince heyecanıma sürekli bir başkası eklendi, kurguladığım sonlar birer birer değişti. Bu da beni kitaba daha çok bağladı ve nasıl bir sonla biteceğini fazlasıyla merak etmemi sağladı. Bu arada Hamlet'in zekasına hayran kaldığımı da belirtmem gerekiyor. Deli rolündeyken söyledikleri bile o kadar anlamlı ve düşündürücüydü ki... Kitap boyunca yapacağı tüm hamleleri büyük bir heyecanla takip ettim. Altını çizdiğim her satırı dönüp sindirmeye çalışarak tekrar tekrar okudum ve fark ettim ki aslında cümlelere bizler şekil veriyoruz. Her biri yoruma çok açık ve onlara nasıl bir anlam yüklersek, nasıl yaklaşırsak o şekilde karşılık alıyoruz. Bu da kitapta çok çok etkilendiğim bir başka unsur oldu. İyi ki okumuşum diyorum ve şimdiden diğer eserler ile tanışmak için can
Edebiyat
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
Öncelikle belirtmek isterim ki hikâye tamamen gerçeğe dayanıyor. Petey Corbin, gerçek ismiyle Clyde Cothern bedensel kusurlarla dünyaya gelmiş, kendini ifade edemeyip konuşamadığından yanlış teşhis koyularak zihinsel engelli sanılan ve ailesi tarafından akıl hastanesine bırakılan bakıma muhtaç ana karakterimiz. Hayatı boyunca herkesin korkarak ve iğrenerek baktığı çarpık vücudu onun ufacık şeylerden büyük keyifler almasına asla engel değil. Kitabı okurken Petey'in zamanla ailesi olan arkadaşlarıyla tanışacak, ufak çaplı maceralarına ortak olacaksınız. Hayatın tüm acımasızlığına karşı onun küçücük nedenlerden doğan sevinçlerine şahit olup sevgi dolu yüreğini keşfettikçe daha da bağlanacaksınız Petey'e. Kitabın gerçek hikâyeden uyarlanmış olması beni derinden etkiledi. Zaman zaman neşelenip bolca duygulandığım, su gibi akan bir kitaptı. Çok sevdim. Hepinize gözüm kapalı önerebilirim. Üstelik hayatı filme de uyarlanmış sanırım, ben henüz izlemedim ama mutlaka bakacağım. Kitabı okuyanlar dilerlerse filmine de bakabilirler
PeteyBen Mikaelsen · Beyaz Balina Yayınları · 20146,5bin okunma
9/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
Geçtiğimiz günlerde okuduğum şeker portakalının değerlendirmesiyle geldim. Kitapta yoksul bir ailenin küçük çocuklarından biri olan Zeze'nin acı ve macera dolu hikâyesi anlatılıyor. Yazarı Jose Mauro De Vasconcelos'un küçüklüğünden izler taşıyan kitabımız okurken beni bayağı ağlattı. Henüz beş yaşında olmasına rağmen evin geçimini düşünmek zorunda olan, haylazlıkları nedeniyle sürekli dayak yiyen, yaramaz olduğu kadar da zeki ve duygusal olan bir çocuk düşünün. Kitabı okurken bazen içerleyecek bazen de Zeze'nin heyecanına, haylazlıklarına ortak olacaksınız. Duygusal bir kitap okumak istiyorsanız ufaklığımızın dram dolu öyküsü size fazlasıyla yetecektir. Çok etkilendiğim ve de severek okuduğum bir kitap oldu Şeker Portakalı. Listenizde, kitaplığınızda okunmayı bekliyorsa hemen alıp başlayın derim. Sizin de çok seveceğinizden eminim :)
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275bin okunma
7/10
·62 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
Bir babanın çocuğuna yapabileceği en büyük kötülük: Hor görmek. Yerine ulaşamayan 62 sayfalık mektubumuzda Kafka, küçüklüğünden bu yana babası ile olan mücadelesini anlatır ve duygularının analizini yapar. Babasının kurduğu otoriteyi, onlara karşı olan tavır ve tutumlarını eleştirir. Aslında bakarsanız bu mektup Kafka'nın içinde biriktirdiği ve söyleyemediği şeylerin hepsini içerir, bir iç döküştür. Mektubu babasına teslim etmesi için annesine verir ama ne yazık ki annesi bunu kabul etmez ve mektubumuz yerine bir daha asla ulaşamaz. Kitabı okurken ister istemez empati kurdum ve yer yer içimin burkulduğunu söyleyebilirim. Sevgisini belli etmeyen bir baba, sürekli ezilip aşağılanan, azarlanan bir çocuk... Genel havası kasvetli olan bir kitaptı. Diğer kitaplarına nispeten Babaya Mektup'ta kitaptan kopmadım. Örneğin Bir Köy Hekimi'ni ve Açlık Sanatçısı'nı okurken kısa olmalarına rağmen çok zorlanmış ve dürüst olmak gerekirse anlatmak istediği şeyleri pek anlayamamıştım. Ama bu gayet açık ve akıcı ilerleyen bir kitaptı. Konusu yönüyle biraz hüzünlü olsa da okurken beni boğmadı. Aynı zamanda her Kafka eserinde olduğu gibi dolu dolu bir kitaptı. Altını çizdiğim o kadar güzel cümleler var ki sanırım onlar için ayrı bir post hazırlayacağım :') Sözün özü, ben sevdim. Henüz okumadıysanız tavsiye edilir.
Babaya MektupFranz Kafka · Karbon Kitaplar · 201953,9bin okunma
8/10
·110 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2021 12:01
Albert Camus'nün kalemi ile varoluşçuluk akımının etkilerini baskın olarak hissedeceğiniz, 110 sayfa olmasına rağmen derin anlamlar içeren bir kitap. Ana karakterimiz Meursault toplumun istediği kalıba girmeyi reddeden diğer bir deyişle topluma yabancılaşan bir kişidir. Annesinin ölümüyle başlayan yolculuğunda yanlışlıkla gerçekleşen bir kaza üzerine kendisini mahkemede bulur. Toplum normlarını hiçe sayan Meursault mahkemede cinayetten çok annesinin ölümünü kayıtsızca kabullenmesinden dolayı yargılanacaktır. Kitabı bitirdiğimde her ne kadar üzülsem de okurken bazı kısımlarda, keşke arada ben de Meursault gibi düşünebilsem diyemeden edemedim :') Albert Camus karakterin yaklaşımlarını, soğukkanlılığını ustaca dile getirmiş. Acaba ne olacak, hapise mi girer serbest mi bırakılır diye heyecanla düşünürken, kitabın son sayfasında tamamen ters köşe oldum. Okumayan herkese tavsiye ederim.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2020137bin okunma