hevi

hevi
10/10
·136 syf.··
2026 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 00:00
·
Kitap inanılmaz akıcı ve sürükleyiciydi. Savaşın Ardında bıraktığı duyguyu çok iyi yansıtan bir hikaye. Bitirdikten sonra dünyaya bakışı değiştiren tarzda bir kitap. Okumak isteyen veya arada kalan kişiler için kesinlikle kitabı tavsiye ederim. Hem sayfa sayısı az olduğu için hem de kitabın konusu ve sürükleyiciliği sebebiyle çok rahat bir okuma sağlamaktadır. Buradan sonrası spoiler içermektedir. Kitap Kırgızistan'da savaş döneminde geçiyor ana karakter olan Tolgonay ve onun eşi olan Suvankul ile ilişkisinin başlarından anlatılmaya başlanır. Çok güzel bir ilişkileri vardır. Evliliklerinin ilk dönemlerinde her şeyi istedikleri gibi ilerler. Kendilerine ait evleri ve tarlalarında her normal aile gibi yaşamaktadırlar. İlişkilerinden 3 oğulları doğar. Büyük oğulları Kasım, Aliman ile evlenir. Birkaç yıl boyunca ilişkileri hayatları köy yaşamları her şey yolunda tam tıkırında ilerler ta ki savaş kapıya dayana kadar. Tolongay'ın çocukları sırasıyla askerliğe çağrılır ve en son yaşlanmış olan kocası da mecburen savaşa gitmek zorunda kalmıştır. Onların ölüm haberi ailede büyük bir değişim yarattı. Parlayan güneş birden yerini kara bulutlu güne bırakır. Aile üyelerini kaybetmelerine rağmen halkı ve askeri için çalışmaya devam etmeleri ve açlıkla savaşmaları gerekiyor. Tüm soğukkanlılıklarıyla anayla gelinin sorumluluklarını yerine getirmek zorundadır. Aliman çobandan olan istenmeyen çocuk olan Canbolat'ı doğururken hayata gözünü yumar. Canpolat babası Kasım'ın izinden gelecek gibi durmaktadır .
Duygu ve Düşünce
Toprak AnaCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202277,7bin okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
7/10
·112 syf.··
2026 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 18:49
Kitap dil açısından akıcılığı yüksek ancak sürükleyiciliği orta derece denebilirdi. Çünkü aslında bu beklediğimiz bir polisiye romandan farklı olarak bu cinayete tanık olan birinin yaşadığı duygu karmaşası ve ikilemi anlattığı için daha çok düşünceler yer almıştır. Genel olarak kitap teorik bilgilerle ve ahlaki çatışmalarla yoğun olduğu için akıcılığı ve sürükleyiciliği biraz olumsuz etkilemiştir. Eğer bu tarz kitaplar okumaktan hoşlanıyorsanız büyük bir heyecanla okuyabilirsiniz. Ancak bir polisiye roman beklettiniz varsa sürükleyicilik açısından beklentinizi düşürebilirsiniz. Dikkat burası sonra spoiler içerir. Edebiyat profesör bir Nobel akşamı karşı binadaki bir cinayete tanık oluyor ancak durumu hemen polise bildiremiyor. Bunun ilkel bir davranış olduğunu, zevk için yapılan bir cinayet olsaydı durumu farklı olabileceğini düşünüyor. Ancak hikaye cinayete değil, ona tanık olan entelektüel profesörün davranışlarına ve ruhsal durumuna odaklanır. Kitap modern insanın ahlaki çöküşünü yalnızlığını ve "seyircileşmesini" konu alır. Okur, suç ortağı olur ve rahatsızlık hissi verir. "Medeni insanın" durumu şudur: Düşünce eylemin yerini almıştır. İnsan olması gerektiği an hareketsiz kalmaktır. Kötülük sadece aktif şiddetten değil pasif kayıtsızlıktan da doğar Onca kitap, kültür onu ahlaki açıdan daha güçlü yapmamış. Teorik bilgi pratik cesarete dönüşmemiştir. Doğru şeyi bilmek, doğru olanı yapmak demek değildir.
Profesör Andersen'in GecesiDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 2021648 okunma
9/10
·496 syf.··
2025 14. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2025 21:34
Paris Yıldızı, Zola'nın okuduğum ikinci kitabıydı. Her iki kitapta da yazarın dilinin ve olayın akıcılığı kitabı okumaya sürükledi sürekli. Dikkat spoiler içerir! Kitap Paris'te eski ve geleneksel yöntemlerle işletilen işletmelere karşı daha çağdaş olan Bonheur des Dames isimli mağazanın çatışmasını konu alıyor. Etraftaki küçük dükkan sahipleri yeni mağazanın ışığı altında giderek karanlığa gömülüyor. Günümüzdeki zincir mağazaların küçük esnafa verdiği zararın her boyutu çok iyi yansıtılmıştır. Dükkan sahiplerinden biri olan Baudu'nun yeğeni olan baş karakter Denise ile Bonheur des Dames'ın sahibi Mouret etrafında gelişiyor olaylar. Kendini çok büyük gören Mouret her istediğini ve her kadını elde edebileceğini düşünür. Ta ki Denise onun mal varlığına rağmen kendisini reddedinceye kadar. Bu süreçte Mouret bunca mal varlığının sevdiği kişi yanında olmadığı müddetçe bir hiç olduğunu anlamaya başlar. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Paris YıldızıEmile Zola · Engin Yayıncılık · 1998247 okunma
8/10
·464 syf.··
2025 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 10 Ağustos 2025 11:39
Kitabı bitirdikten sonra kitapla ilgili duygularımın bir yere kaybolmaması için düşüncelerimi not almalıyım diye düşündüm. Spoiler içerebilir. Hikaye tıpkı insan hayatının başlangıcı gibi çok canlı hareketli olaylarla başlamaktadır. Buendia ailesinin Mocando'ya yerleşmesi, başlarda küçük bir köyken zamanla bir kasabaya dönüşmesi ve ulaşım yollarının iyileştirilerek daha da büyümesi bu bölümde yer alıyor. Aile Mocando'nun gelişimine yön vermektedir. Aile bireylerinin isimleri kişilerin karakteri ile birlikte babadan oğula geçince bir kısır döngünün içine giriliyor bir bakıma. (Evet çok söylendiği gibi isim karmaşası oluyor ve bir süre sonra kim kimdi unutabiliyorsunuz.) Aile içindeki yasaklı ilişkiler ve ailenin maddi açıdan iyi olduğu dönemlerde bunu değerlendirmek yerine har vurup harman savunduğu kısımlar beni rahatsız eden bölümlerdendi. Kitabın sonlarına doğru ailenin canlı ilk halinin artık yavaş yavaş bittiğini rahat bir şekilde görebiliyorsunuz. Artık 16 kişilik yemek masasında iki kişi yemek yemektedir. Bir dönem evin yabancılardan geçilmediği, partilerle sabahlanan günlerden eser kalmamıştır. Bu yüzden "Yüzyıllık Yalnızlık" herhalde kitabın ismi. Kitabı okurken bu durumu fark ettiğimde çok duygulandım. Tüm insanların hayatı bu akıştadır belki ama, bunu kitabı okurken geniş açıyla görebilmek farklı bir his uyandırdı. İnsan hayatının canlı dipdiri olduğu çocukluk dönemi, hayata ayak uydurulan yetişkinlik dönemi ve her şeyden elini eteğini çekmiş yaşlılık dönemi.. İnsan hayatının seyri gibi.
Edebiyat
Yüzyıllık YalnızlıkGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202546,4bin okunma
7/10
·88 syf.··
2025 6. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2025 15:37
Spoiler içerir, lütfen dikkat. Kitap Kafka'nın babasına yazdığı mektup ve günlüklerin bazı kesitlerinden oluşmaktadır. Kitabın genel havasına bakıldığı zaman Kafka çok defa babasını suçlamak niyetinde olmadığını ancak onun şu anki kişiliğinin üzerinde büyük etkisi olduğundan bahsetmektedir. Kitabı okurken bazı zamanlar sıkıldığım oldu çünkü Kafka babasına her ne kadar "Seni suçlamıyorum." dese de kitabın yani mektubun geneli babasını suçlama üzerineydi. Böyle olunca sayfalar dolusu şikayet okumak kolay bir şey olmasa gerek. Tabii bir babanın çocuğunun üzerine bıraktı etki yadsınamaz bir konu. Bu nedenle okurken olayları olabildiğince empati yaparak okumaya çalıştım. Kafka'nın küçüklüğünden beri babasının psikolojik baskısına maruz kalması sonucu kendini yaptığı her işte beceriksiz olarak nitelendirmesi ve bu konulardan birinin evlilik olması, bir çocuğun ebvenlerinin onayının veya desteğinin gelişimde ne kadar önemli bir etken olduğunu gözler önüne sermektedir. İyi okumalar dilerim herkese.
Babaya MektupFranz Kafka · Olympia Yayınları · 201953,8bin okunma