"Uyuyabilmeyi deniyorum. Garip bir acı, inanılmaz boyutlara ulaşıyor bu alacakaranlıkta. Sanki ayrılamayacağım bir duygu var, ayrılamayacağım bir insan var. Geçmişte, şimdi gelecekte. Ya da böylesi bir duygunun yolculuğunda mıyım. Tüm varoluşumda sürüklediğim bu duygunun."
“Öfke içinde büyüyoruz. Oturduğumuz
semte, sokağa, odalara, eşyalara, kış
aylarında güçlükle ısıttığımız, eskimiş,
ortası çukur pamuk yataklara öfke
duyarak büyüyoruz. Yaşam yalnızca
sokaklarda. Bir canlılık var sokaklarda.
Güzel olan, gerçek olan, kentin insanları,
kalabalık, dış dünya. Dış dünyanın
insanın kulaklarına varan uğultusu.
Diğer ülkeleri aşan, batıda bir okyanusa, doğuda bir başka okyanusa varan uğultu.”
“Kimse düşünmüyor insan varoluşunun ne çok benzerlikler gösterdiğini. Kader demek istemem. Ne çok benzerlikler! Özlem! Acı! Öteki şeyleri anmak istemem.”