Yunancadan çevrilen Salaman ve Absal adındaki öyküden esinlenerek alegorik oluşturulan ilk öykü İbni Sinaya ait Hay Bin Yakzan. İbni Tufeyl'e ait Hay Bin Yakzan ise alegorik teknikle yazılmış ilk felsefe romanı olmakla beraber ilk robinsonad aynı zamanda. Bu kitapta Salaman ve Absal' ın öyküsü ile beraber hem İbni Sina'ya ait hem de İbni Tufeyl'e ait esere yer verilmiş. İki eserde felsefi ve tasavvufi öğretilerini sembolik bir dille anlatmaya çalışmış. Batıyı etkileyen bu romana doğu biraz ilgisiz kalmış. Dilimize çevrilmesi bile çok geç olmuş.
Alttaki kelime çevirileri okumayı kolaylaştırmış olsa da, özellikle Ibni Sina'ya ait eseri anlamak, alegoriyi çözmek biraz zor. İbni Tufeyl eserinde bilindik sorulara cevap vermiş gibi. İnsan aklı ile eğitim olmadan yaratıcıyı bulabilir. Kendi düşünme faaliyeti ile insanî kamile ulaşabilir. Ve kendi tecrübeleri ile ulaştığı bilgiler vahiy ile çelişmez. Bu fikirleri başarılı bir öykü ile anlatmış İbni Tufeyl.
İbni Sina'ya ait eserde ise gezintiye çıkan bir filozof ve arkadaşları ( beden ve bedendeki sezgi, imgelem gibi iç ve dış güç ve duygular) yaşı ilerlemiş biri ile karşılaşırlar(etkin akıl). Bu karşılaşmada filozof sorar yaşlı cevaplar verir. Bu öyküyü anlamak ise tamamen dipnotlara bağlı.
Okunurken zorlansamda öyküyü ve verilmek istenen mesajı anladıkça zevk aldığım bir kitap oldu. Beni kitabı okumaya iten şey ise daha önce okudugum Robinson Crouse'un bu kitaptan esinlenerek yazılması oldu. Aralarındaki tek benzerlik bir adaya mahkum hayat sanırım.