Nurgül

Nurgül
@heybemedolanlar
Okumayı çok severim. Amacım nicelik olarak değil nitelik olarak iyi bir okur olabilmek
Puan vermedi
Karnı tok, bezi temiz, uykusunu almış bebekler neden ağlar? Peki ya size göre problem yokken ağlama ve öfke nöbeti geçiren bir yaş üstü çocuklar? Bir çok ebeveyne soğuk terler döktüren bu sorulara sağlıklı cevaplar bulmak için bu kitabı okumalısınız. Ben bu kitabı okuduktan sonra stres kaynağını ortadan kaldırıp ağlama ve öfke nöbetlerin de çocuğuma nasıl destek olabileceğimi öğrendim. Ağlamanın çocukların duygusal sağlıklarına, özgüvenlerine, uyum ve öğrenme yeteneklerine katkısı olduğunu öğrendim. Kitap, 0-1 yaş arası bebekler ve 1-8 yaş arası çocuklar da ağlama nöbetlerine bir ebeveyn olarak bakış açınızı ve davranışlarınızı değiştirmenizi sağlayacak şekilde iki bölümden oluşuyor. Konularla alakalı gerçek örnekler ise çözümleri daha çok pekiştirmekte. Dünyayı sizin gözünüzden gören çocuklarınıza yardımcı olmak adına bu kitabın okunmasını tavsiye ederim. #Kitapalıntıları "Ağlayan bebekleri ve çocukları asla görmezden gelmemek gerekir. Çocuğun gözyaşına daima ilgiyle yaklaşmak çok önemlidir. Öte yandan her ağlama o sırada çocuğun bir ihtiyacı ya da isteği olduğu anlamına gelmez." " Çocuklar gözyaşlarını ve öfke nöbetlerini, yaşadıkları travmaları iyileştirmek ve gerginliklerin azaltmak için kullanırlar. Bu yüzden onlara bakan kişinin görevi, gözyaşlarını ve öfke nöbetlerini durdurmak değildir." "Ağlamayı kabul etmek, çocuğun travmasını iyileştirmesine ve stresini boşaltmasına yardımcı olurken disiplin sorunlarının önüne geçmede, hiperaktiviteyi ve başkalarına karşı zarar veren davranışları(şiddeti) azaltmada da önemli rol oynar. " Yeteri kadar ağlayan bebekler bundan çeşitli şekillerde faydalanır. Duygusal sağlıkları iyileşir, yetişkinlere daha sağlıklı bağlanırlar, özgüvenleri artar, uyum ve öğrenme yetenekleri daha yüksektir. " Özetle ağlayan bir bebeğe
İnsana Dair
Ağlamalar Ve Öfke NöbetleriAletha J. Solter · Doğan Kitap · 2019480 okunma
Reklam
Puan vermedi·304 syf.··
2022 1. kitabı
Kızım doğduğundan beri okumalarıma ona katkısı olabilecek eserler eklendi. Otuz Milyon Kelime de bunlardan biri. Sosyal medyada büyük övgülere bahsedilen bu kitap ilgimi çok çekmişti ve alıp okudum.     Tüm bebekler de ortak olan şey muhtaç olmalarıdır. Ama bu muhtaç olma hali sadece beslenme ve bakım için değildir. Büyük bir potansiyel ile dünyaya gelen bebeklerimiz bu potansiyeli kesfetmeleri ve geliştirmeleri bakımından da ebeveynlerine muhtaçtır. Nasıl ki fiziksel gelişim için gıdaya ihtiyaç varsa entelektüel büyüme içinde sosyal beslenmeye ihtiyaç vardır.     Eser bir cerrahın işitme engelli kalkmasına rağmen çocukların akademik olarak neden gelişmedigini sorgulaması ile oluşmuş. Bilimsel verilerle dolu bir kitap. Bu durumda dilini etkiliyor doğal olarak. Ama çok güzel bilgiler barındırıyor.     Bir ebeveynin çocuğu ile konuştuğu kelimelerin sayısını ve konuşma şekline bakarak söylenebilir ki; ebeveyn dili matematik, uzamsal akıl yürütme ve okuryazarliktaki potansiyellerimize erişme kabiliyetimizin yanı sıra davranışımızı, stres karşısındaki tepkimizi, azmimizi ve hatta ahlaki kişiliğimizi etkiler. Ve bilimin gosterdigi şey; sahip olduğumuz potansiyellere ulaşmanın, doğumdan yaklaşık üç yaşına kadar beyinlerimiz gelişirken yaşadıklarımızla ilgili olduğudur. Yani beyin gelişiminin merkezinde bir bebeğin sevecen ve duyarlı bir yetiskinle olan ilişkisi yer alır.    Bu gelişim için ise kitabın sunduğu yol 3K yöntemi. Yani Kavrayin, Konuşun ve Karşılıklı yapın. İşte bu 3K'yı kullanmak için kitabi okuyun derim.Çocuklarımızın var olan potansiyellerini geliştirmenin basit ama dikkat isteyen davranışlarımızla gelistirebilecegimizi bilmek istersiniz sizlerde mutlaka.
Otuz Milyon KelimeDana Suskind · Buzdağı Yayınevi · 20205,3bin okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2022 2. kitabı
Bazı olaylar vardır. Üzerinde ki tozların silkelenip,⁸ gün yüzüne çıkarılması gereken. Gün yüzüne çıkmalı ki, bu hikayeyi yaşayanlar unutulmasın. Daha doğrusu hikaye unutulmasın. Zira unutulan hikayeler tekrar edip durur. Tekrar etmemesi dileğini içinizde barındıracak üç hikayenin karışımını okumak isterseniz #seranad ı alın elinize derim.    Tarihi üç acı olayı içinde barındıran bir kurgu Seranad. Ana karakter ağzından Ermeni tehciri ile mağdur olan babaannenin, ikinci dünya savaşında Rusya'ya teslim edildikleri için intihar ederken kurtarılan Kırım Türkü anneannenin ve Karadeniz açıklarında batırılan Struma gemisinden Nadia'nın hikayesini okuruz. Bir yandan da kurgunun içinde geçtiği zaman olarak iki binli yılların başındaki olaylara değinir kitap. Daha önceden duymadığım bu olayları öğrenmek beni kapılı kapılar ardında çekilen acıların tarihin tozlu sayfalarına nasıl gömüldüğünü düşünmeye itti.    Kitabın kurgusu çok başarılı olmakla beraber bazı yerlerin çok uzatıldığını düşünüyorum. Dili ise çok yalın bana edebi bir tad vermedi. Anlamadığım kısım ise bu kitabın hitap ettiği kitle kim?Türkiye de böyle diye başlayan cümleler çok anlamsız geldi. Zira böyle sevilen bir yazarın Türkiye'ye has iyilikleri överken de kötülükleri yererken daha başarılı bir dil kullanmasını beklerdim. Yazarla tanışma kitabım olan Serand herkeste oluşan muhteşem etkisini bende oluşturamadı diyebilirim. Her ne kadar kitap sonunda önemli olan öykü, anlatımı degil desede daha etkileyici bir anlatı beklerdim ben bu yazardan. Bu kitabın temel konusunu ise bence şu alıntı ile ifade edebilir "İnsanların kendi milletini veya kendi inancını diğerlerinden daha üstün görmesi, ne korkunç olaylara, ne büyük acılara neden oluyordu bu dünyada!"
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma
8/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
Bir çocuğun beslenmesini nasıl sağlayacağınızı, nasıl giydireceğinizi, nasıl yıkayacağınızı sizden önceki tecrübelerden öğrenebilirsiniz. Ama bir çocuğu yetiştirirken onun sadece fiziksel gereksinimlerini karşılamanız  yetmez. Onun kişiliğini oluşturmasına, kendi olarak var olmasına da yardım etmeniz lazım. Bunun için sizden öncekilerin tecrübeleri kadar hatalarına da bakmanız ve bunlardan uzak durmanız gerekir.        İşte bunun için bu kitaba bakmanızı tavsiye ederim. Doğan Cüceloglu  bu eserinde aşama aşama çocuk yetiştirmede bakmamız gereken noktaları açıklamış. Önce çocuğumuzu tanımamızı sonra kendimizi ve niyetimizi bilmemizi istemiş. Daha sonra ise yapabileceklerimize değinmiş. Ve yapmamız gerekenleri de açıklamış. Bir çocuk yetiştirirken yapmam gerektiğini düşündüğüm şeyleri burda topluca bulunca çok mutlu oldum. Çünkü bu konudaki dağınık düşüncelerimi toplamama sebep oldu. Önce çocuğuma bakış açımı netleştirmemi sağladı. Sonrasında ise kendimi tanımamı ve beni etkileyen şeylere odaklanmamı sağladı diyebilirim. Kendine güvenen, ailesinin desteğini her daim hisseden ama kendi olarak var olan çocuklar için nasıl bir ebeveyn olmak gerektiğine dair güzel ipuçları verdi kitap. Ama kitabın içerdiği önerileri daha iyi anlamak için yazarın diğer kitaplarına da bakmam gerektiğini düşünüyorum. Çünkü çoğu yerde örtülü kalan kavramları, diğer kitaplarında bulabileceğimize değiniyor yazarımız. Onlara da en kısa sürede bakmak niyetindeyim insallah.    Yeni anne-babalara kesinlikle tavsiyemdir.
İnsan
Geliştiren Anne-BabaDoğan Cüceloğlu · Remzi Yayınevi · 202110,9bin okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
·
46 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2021 09:14
Aliya'nın eserlerini ve Aliya üzerine yazılan eserleri okuduktan sonra tüm hayatı boyunca değişmeyen tek derdinin İslam'ın bir zamanlar ki hakimiyetinin yeniden kazandırmak olduğunu gördüm. Hatta daha genç bir çocukken nehir kenarında arkadaşları ile oturup İslamı eski ihtişamına kavuşturmak için neler yapılabilir diye kafa yorduklarını okudum.       Bu kitap Aliya'nın bu konu hakkındaki denemelerinden oluşmakta. Farklı tarihlerde yazılmış, farklı konu başlıkları olan denemelerin ortak konusu İslamın geri kalmasına sebep olan etmenler ve bunları kaldırılması yönündeki çözümler olmuş. Bilge Kral'ın bu konudaki tespitlerinin ve çözümlerinin geçerliliği ve haklılığı kitabı bir solukta okumamı sağladı. Günümüzde geçerliliğini koruyan konulara değinmesi benim de bakış açıma farklı bir pencere açtı.        Benim eserlerini okudukça Aliya'ya olan hayranlığım gittikçe artıyor. Sizlere de Avrupa medeniyetine hakim ama kendi kimliğini korumayı başarmış bu kişiliği tanımayı tavsiye ederim.
İslami Yeniden Doğuşun MeseleleriAliya İzzetbegoviç · Ketebe Yayınevi · 20201,570 okunma
Reklam