Geceleri korkuyla sıçrayarak uyandığında aklına bunu getirirdi. Onların kendisini sevmelerini değil; ebeveynleri olarak buna zaten mecburlardı. Onların birbirlerini sevmelerini. Buna mecbur değillerdi.
O benim bir şarkıdan hoşlanacağımı daha ben o şarkıyı duymadan tahmin edebiliyor. Ben bir şey anlatırken can alıcı noktaya bile gelmemi beklemeden gülmeye başlıyor.
Eleanor o güne dek bir kez olsun intihar etmeyi düşünmemişti ama durmayı sık sık aklından geçirmişti. Artık koşamayacak hale gelene dek koşmayı. Asla zemine ulaşamayacağı kadar yüksek bir yerden aşağı atlamayı.