Bağıra çağıra feminizm çığırtkanlığı yapmayan sadece kadının gücüne odaklanmış. Akıcı hoş bir metin. Üç farklı ülkede ,üç farklı hayata sahip kadinlar üzerinden ilerliyor. Birincisi kast sistemininde dışında olan geçimini bir üst sınıfın tuvaletlerini elleriyle temizlemek zorunda olan ve kızının bu sistemden kaçırmak için ölümü göze almış, Bagladeş'den bir kadın. İkincisi saç atölyesi sahibi babası hastalandıktan sonra iflas sonrası aileyi ve iş yerini ayakta tutmak için önce tabularla uğraşmak zorunda kalan Sicilya'dan bir kadın. Üçüncüsü ise Kanada'da yaşayan çok hırslı,işkolik, sosyal hayatıyla iş hayatını keskin çizgilerle ayırıp, kanser olduğunu ögrendikten sonra iyileşme sürecini gizlice atlatmayı planlarken, ifşa olan ve bedelini sosyal dışlanmayla ödeyen başarılı bir avukat. Bu üç hayat Hintlinin başarılı geçen kaçma eylemi sonucu inancı gereği saçlarını kazıtması, saçın Sicilya'da işlenerek Kanada'ya gönderilmesi ve hastalığıni kabul eden kadının peruğü satın almasıyla aynı bağlama alınmış.