“Adı geçen büyük ideal sahibi ve yüksek ruhlu insanlar, sağlam karakterleri sayesinde bu beladan uzak dururlar. Zira bu gibiler için zilletten,
boyun eğmekten, haksızlığa ve ukalalığa katlanmaktan daha ağır bir şey yoktur. Onlar, âşıkların bu gibi hallere katlandığını görünce aşktan nefret ederler;
böyle bir şey başlarına gelince isteklerini bastırıp sabrederler. Dinî ve dünyevî
meselelere kendilerini aşırı derecede kaptıranların durumu da böyledir. Kadınsı erkeklere ve onların sözünü etmekten zevk alanlara, zevzeklere, şımarıklara ve dünyada şehevî arzularını tatminden başka şey düşünmeyip onu
elde edememeyi büyük bir bahtsızlık sayanlara gelince, bunların bu beladan
kurtulmaları neredeyse imkânsızdır. Özellikle âşıklara ait hikâyelerin üzerinde fazlaca duranlar, aşka dair şiirleri okuyup anlatanlar ve hüzünlü müzik
dinleyenlerin durumu daha da kötüdür.”