“İnsanları ‘canlı’ ve ‘ölü’ diye ikiye ayırmak bir hata. Sadece ölü-canlı ve canlı-canlı insanlar mevcut. Ölü-canlılar da yazıyor, yürüyor, konuşuyor, hareket ediyor. Fakat hata yapmıyorlar; sadece makineler hata yapmaz ve tek ürettikleri cansız nesnelerdir. Canlı-canlılarsa hataya düşer, aranır, sorgular, eziyet çeker.
…
Gerçekten canlı olan hiçliğin karşısında durur ve ara vermeksizin saçma, ‘çocukça’ sorulara cevap arar. Cevaplar yanlışmış, varsın olsun; düşünce hatalıymış, varsın olsun. Hatalar gerçeklerden daha değerlidir: gerçekler makineden çıkar, hatalarsa canlıdır.”