Hamza

Hamza
@hhamzay
Arrakis çöllerinde kum solucanıyla beraber baharat arıyor. 2025’ten itibaren.
Dönemin Türkçe İbadet Projesine Cevaben
Kur’an hadîka-i vücûdda açılmış hakīkī ve misâlsiz bir gül farz edilirse, en güzel tercemesi nihâyet onun dest-i mahâretle yapılmış bir resmine benzetilebilir ki bunda aslının ne maddesi, ne kuvveti, ne nü’ûmeti, ne nümuvvu, hâsılı ne yağı, ne râhiyası hiçbirisi bulunamaz. Biz de işte o gülü tutup koklayamayanlara gücümüz yettiği kadar bir resmiyle olsun tanıtmaya çalışacağız. Binâenaleyh bunlar Kur’an’ı tanıtacak bir meal olsa da Kur’an hükmünü hâiz olamaz, onun yerine konamaz. Mesela namazda okunamaz.
Sayfa 108
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Hamza

, bir kitap okudu
Puan vermedi·276 syf.·
13 günde okudu
·
2025 6. kitabı
Alfred Adler
8.2/10 · 7,7bin okunma
Kaybettiğimiz İslam Ahlâkı
“Biraderim Hamdi Yazır’dan gençliğinde şu hadiseyi dinlemiştim: kendisi on üç yaşında iken 1893 yılında İstanbul’a gelip Küçük Ayasofya Medresesi’ne girmiş Hacı Kâmil Efendi adında mübarek bir zâta hizmet edermiş. Oda kapısının eşiği yüksekçe olduğundan Kâmil Efendi’nin rahatça girip çıkması düşüncesiyle, üzerinde romence yazı bulunan bir gazyağı sandığının kapağını eşik önüne yerleştirmiş. Ertesi sabah bunu gören Kâmil Efendi, biraderimin koymuş olduğunu öğrenince: ‘ey oğul, ayağımızın altına öyle bir karpuz kabuğu koymuşsun ki hiç günahımız olmasa bu yeter!’ demiş. Biraderim ‘islam yazısı değil…’ demeye kalmamış, ‘A molla! Müslümanın da gavurun da yazısı vardır ama yazının müslümanı gavuru olur mu? Biriyle görülen iş diğeriyle de görülmüyor mu? Elverir ki kötü yerde ve bâtılda kullanılmamış olsun; hayra yarayan, hakka hâdim olan her yazıya saygı lazım. Allah “Nûn ve kalem ve ehl-i kalemin satıra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için” (kalem, 1) ayetinde yazılara ve yazanlara boşuna mı kasem buyurdu sanıyorsun?’ demiş ve o tahtayı kaldırtmış.”
Farklı Açıdan Erdemli İnsan
Kum taneleri nasıl birbirlerine karşı yuvarlak, doğru ve iyi niyetli olurlarsa, onlar da öyle yuvarlak, doğru ve iyi niyetli olurlar birbirlerine. Küçük bir mutluluğu, alçakgönüllülükle kucaklamaya “tevazu” derler ve bunu yaparken de yan gözle yeni bir küçük mutluluğa bakarlar alçakgönüllülükle. Onlar aslında bir şeyi çok isterler: Kimsenin onları incitmemesini. Böylece herkese destek olur, iyilik ederler. Ama ödlekliktir bu: Onlar “erdem” deseler bile.
Sayfa 182·Kitabı okudu
Biz İnsanların Gittikçe Artan Harisliğine Eleştiri
Başkalarından farklı bir insan olmayı istemiyoruz; çevremizdeki insanların herkesten farklı kimseler olmasını da aramıyoruz. Tabii bir yasa, bizden başkaları ile işbirliği yapmamızı ve birbirimize el uzatmamızı istemektedir. İşbirliğinin bu derece zorunlu olduğu bir çağda kendi boş gururumuzu tatmin etmeye çalışmamız yersiz bir davranıştır.
Sayfa 174·Kitabı okudu