Yurdunu, milletini dünyada her şeyin üstünde
tut. Bütün varlığını, bu toprakları şenlendirmek,
bu topraklar üstünde yaşayan insanların yüzünü
güldürmek yolunda harca.
Birbirini boğazlamadan yaşamak isteyen
bütün insanlara dostluk göster; kendi menfaatleri
için dünyayı kana bulamak isteyenlere inanma.
Bunları insanlığın, yurdunun ve milletinin
düşmanı say.
Yurduna açık veya gizli yollardan girmek ve
yerleşmek isteyen yabancılara yüz verme. Seni
sömürmek ve köle etmek isteyen böyle
düşmanlara karşı kafanla, kaleminle, gerekirse
kanınla mücadele et.
Bu millete dayanmadıkları için, herhalde
yabancı bir devlete dayanmak lâzım olduğuna
seni inandırmak isteyenlerin sözlerine kanma.
Müdafaa edilecek fikirleri olmadığı için her
türlü fikre düşmanlık edenleri ve etraflarına
sadece kabiliyetsiz, cahil sürüler toplamak
isteyenleri arana sokma.
Seni maceralara sürüklemek isteyen gafillere
yüz verme. Bu milletin bin bir yarasına merhem
olmayı bir yana bırakıp dipsiz maceralar
peşinde, yabancı ülkeler zapt etmek hülyalarıyla
halkı kırdırmak, bu arada külah kapmak isteyen
vicdansızların parlak sözlerine kulak asma.
Çünkü sen, büyüklük delisi zevzeklerin, Hitler
kâhküllü kaçıkların oyuncağı olamayacak kadar
ağırbaşlısın.
Sayfa 266 - Merhumpaşa, (1), 26 Mayıs 1947·Kitabı okudu
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!