"Derinliği olan romanları tercih ediyorum. Kuşkusuz bazen tek bir cilt, pek çok cilde yayılan devasa bir eser kadar derin olabilir. Bir ruhun keşfedilmesiyle ilgili olarak önceden saydığım belli koşullar dikkate alındığında, bütün bir dönemin sentezini yapma ihtirasını taşıyan bir eser bu alışıldık çerçeveyle yetinemez elbette. Bu bir yana kimi isimlerin ve kimi eserlerin benim için katalizör olduklarını belirtmeliyim; kafamdaki en küçük ayrıntıya kadar eserin hayata geçirilip tamamlanmasını sağladılar. Sınırlı bir toplumsal sı-nıfın sınırlı bir bölümünü (soyluluk) kâğıda geçirmek Marcel Proust binlerce sayfa yazmasına mal olmuştu. Bir de Jean-Christophe var, iyi bir örnek olup olmadığını bilmiyorum. Balzac ve biraz da Zola var kafamda. Yüzlerce cildi dolduran tefrikaları hiç kale almıyorum."
Yaklaşan o fırtına, fırtınanın getireceği mutlak yıkım ve o yıkımla birlikte hiç uyanılmayacak olan, hayatın nihai sonu...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ruhuma şifa olan bütün kitaplarımı yaktılar
Bir sen kaldın kuytu bir köşede senide somut olmadığından hiç bir yerde bulamadılar😶‍🌫️🦋
Düşüncelerim hayat duvarıma her gün bir çentik atar; mahkum olmuştur güneşin hayaline. Nefesim ölüm orucuna girmiş, her alışımda içimi acıtıyor. Gözden uzak tutmuşumdur umut tohumunu; aç kaldığım zaman sakladığım tek zırhım... "Ben kimim?" diye başlayan cümlelerim, hiç olmayan dünlerim, gelmeyecek yarınlarım... Yokluk, varlığın zıttı değildir; onu da içine çektiği benliğidir. (Çok sıradanız, cümleleri dahi uyum içinde kullanmaya yeminliyiz; halbuki kıymeti harbiye, uyumsuzluk içinde kıymetini anlayacak sözcükler biriktirir kendine.) Neek
Edebiyat
"Görür mü, dersin, aynı gece aynı düşü birbirini hiç görmeyenler?"
İnşaat Mühendisliği, Mimarlık, ve Hukukla ortak gördüğümüz bir ders var; İmar hukuku. Ezberlesem de unuturum. Ama size şöyle söyleyeyim. İlkokul terk bir emlakçı ya da müteahhit hepimizden daha iyi bilir onları. Çatır çatır sayar. Hayat okulunun verdiği bilgi başka. Test tost çocuğu olarak yetişen bireyler genelde hayatta ve iş hayatında çok başarısız oluyorlar. İnsan ilişkileri yetersiz çünkü. Hiç çakallık görmemiş. Son zamanlarda bu durumu çok düşünmeye başladım. Asosyal ve kendi gölgesinden korkan eğitimi yalnızca okul başarısı olarak gören çocukları görünce çok üzülüyorum.