Ö.

Anne ve babanın zulmü her zaman fiziksel bir şekilde olmaz (ne var ki dünya nüfusunun % 90'ı çocukken dayak yemiştir), zulüm, şefkatin ve iletişimin eksikliği, çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmaması, ruhsal acılarına kayıtsızlık, anlamsız ve sapıkça cezalandırma, cinsel istismar, çocuğun koşulsuz sevgisinin sömürülmesi, duygusal şantaj, çocuğun benliğinin yerle bir edilmesi, sayısız farklı şekilde güç uygulanması olarak tezahür edebilir. Bu liste sonsuzdur. En kötüsü de şudur: Çocuk, başka türlüsünü bilmediği için, bunu normal bir davranış olarak görmeyi öğrenir. Her çocuk, ona ne yaparlarsa yapsınlar, annesini ve babasını koşulsuz olarak sever.
Sayfa 207·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bu gözle görülmeyen yaraları "yanlış muamele" olarak adlandırma kararım, kimi zaman direnç ve öfkeli bir itiraz yaratıyor. Bu tutumu anlamam kolay çünkü çok uzun süre ben de bu tutumu benimsemiştim. Eskiden biri bana çocukken zulüm gördüğümü söyleseydi, ben de hemen o "imayı" reddederdim. Ancak bugün çocukluğumda yıllarca zihinsel zulme maruz kaldığımı gayet iyi biliyorum. Rüyalarım, resimlerim ve kendi bedenimin verdiği mesajlar bunu bana söylüyor, ancak yetişkin olarak bu gerçeği kabul etmeyi uzun süre reddettim. Pek çok insan gibi ben de şöyle düşündüm: "Ben mi? Ben hiç dayak yemedim ki. Yediğim birkaç tokatın hiçbir anlamı yoktu. Annem benden çok çekti
Sayfa 200·Kitabı okudu
Beden er ya da geç bunun farkına varacaktır ve güzel sözler kimseyi uzun süre kandıramaz.
Sayfa 194·Kitabı okudu
Çocukluğumuzda bastırılmış (baskılanmış ya da bağları koparılmış) ancak bedenlerimizdeki hücrelere sinmiş duyguların başında korku gelir. Dövülen bir çocuk, sürekli yeni darbelerden korkmalıdır, ancak zulüm gördüğü gerçeğiyle yaşayamaz. Bu gerçeği bastırması gerekir. Aynı şekilde, ihmal edilen bir çocuk, tamamıyla terk edilme korkusuyla, kendi acısını ifade etmeyi bırakın, bilinçli olarak yaşayamaz bile. Böylece çocuk, gerçek olmayan, güzel gösterilen, hayali bir dünyaya hapsolur kalır. O dünya ayakta kalmasını sağlar.
Sayfa 191·Kitabı okudu
O da var, ancak bana vermelerini istediğim şeyi asla veremeyeceklerini bilmeme rağmen, hala onlara ihtiyaç duyduğumu, onları özlediğimi kabul etmeliyim. Zihnim bunu biliyor, ancak içimdeki çocuk bunu anlayamıyor, anlayamaz. Anlamak istemiyor. Tek istediği, sevilmek ve en başından beri neden hiç sevilmediğini anlayamıyor. Bunu bir gün kabul edebilecek miyim acaba?
Sayfa 181·Kitabı okudu