Kureyş'in şiddetli eziyetleri ve darbeleri karşısında Allah Rasûlü (s.a.v) şöyle demişti:
"Allah'ım, sen kavmimi bağışla! Zira onlar bilmiyorlar. "
(Buhari, 3477, 6929; Müslim, 1794)
Güzel ahlâkla imtihan olunan ilk yer ezâlara sabretmek, cefâya tahammül edebilmektir. Başkasının kötü ahlâkından şikâyet eden kişinin bu durumu kendisinin de, ahlâkının da kötü olduğuna işarettir
Hatem el-Esam şöyle demiştir: "Mü'min tefekkür ve ibret almakla meşguldür; münafık hırs ve uzun emelle meşguldür. Mü'min Allah'tan başka herkesten ümidini keser; münafık, Allah'tan başka herkesten ümitvar olur.
"Mü'minler ancak Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah'ın âyetleri okunduğunda îmanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir. Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir. İste onlar gerçek mü'minlerdir. Onlar için Rableri katında neticeler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır."